Batı Afrika ülkesi Gana'dan Türkiye'ye gelerek Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi'nden mezun olan 28 yaşındaki Abdulai Yahaya, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı'nın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile bir araya geldi. Yahaya'nın, kendisiyle İngilizce konuşmaya başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türkçe olarak "Ben de Potomyalıyım" yanıtını vermesi salonda gülümsemeye yol açtı.
Gana'dan Rize'ye uzanan eğitim hikayesi
Abdulai Yahaya, Gana'nın başkenti Accra'da doğdu ve büyüdü. Lise eğitimini tamamladıktan sonra tıp eğitimi almak için yurt dışına gitmeye karar verdi. Türkiye'nin sunduğu burs imkanları ve kaliteli eğitim olanakları hakkında bilgi edinen Yahaya, 2016 yılında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaydoldu. Rize'de geçirdiği altı yıl boyunca hem tıp eğitimini başarıyla sürdürdü hem de Türkçe öğrendi. Yerel halkla kurduğu sıcak ilişkiler sayesinde Rize'yi ikinci memleketi olarak benimsedi.
Mezuniyetinin ardından Türkiye'de kalarak hekimlik yapmaya karar veren Yahaya, bir yandan da uzmanlık sınavlarına hazırlanıyor. AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı'na davet edilmesi, onun Rize'deki tanınırlığını ve sevilen bir figür haline geldiğini gösteriyor. Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile tanışma fırsatı bulan Yahaya, bu anı unutulmaz anılar arasına ekledi.
Erdoğan'ın İngilizce sorusuna Türkçe yanıt
Görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yahaya'ya İngilizce olarak nereden geldiğini ve eğitimi hakkında sorular yöneltti. Yahaya ise akıcı Türkçesiyle yanıt vererek Erdoğan'ı şaşırttı. Erdoğan'ın "Türkçen çok iyi" demesi üzerine Yahaya, "Ben de Potomyalıyım" ifadesini kullandı. Bu espri, Rize'nin Potomya (Pazar) ilçesine gönderme yapıyordu ve salondakileri güldürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu zekice yanıt karşısında tebessüm etti.
Yahaya, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Türkiye'de kendimi evimde hissediyorum. Rize halkı beni bağrına bastı. Cumhurbaşkanımızla tanışmak ve ona duygularımı Türkçe ifade etmek benim için büyük onurdu" dedi. Genç doktor, mezun olduğu üniversitenin adını taşıyan Cumhurbaşkanı ile bu diyaloğu yaşamanın kendisi için ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.
Türkiye'nin uluslararası öğrencilere sunduğu fırsatlar
Abdulai Yahaya'nın hikayesi, Türkiye'nin son yıllarda uluslararası öğrenciler için önemli bir eğitim merkezi haline geldiğini gösteriyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre, 2023 itibarıyla Türkiye'deki üniversitelerde 300 binden fazla uluslararası öğrenci eğitim görüyor. Bu öğrencilerin önemli bir kısmı Afrika ülkelerinden geliyor ve tıp, mühendislik, işletme gibi alanlarda eğitim alıyor.
Türkiye'nin Afrika açılımı politikası kapsamında, kıta ülkeleriyle eğitim iş birlikleri de hız kazandı. Türkiye Maarif Vakfı ve Türkiye Bursları programları, Afrikalı gençlere Türkiye'de eğitim imkanı sunuyor. Ganalı öğrenciler de bu programlardan faydalanarak Türkiye'ye geliyor. Abdulai Yahaya gibi mezunlar, ülkelerine döndüklerinde iki ülke arasında köprü vazifesi görüyor.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi de bu kapsamda önemli bir rol üstleniyor. Rize'de bulunan üniversite, özellikle tıp ve denizcilik alanlarında uluslararası öğrencilere kapılarını açıyor. Üniversitenin uluslararası öğrenci sayısı her geçen yıl artıyor. Yahaya, bu öğrencilerden sadece biri. Onun hikayesi, eğitim yoluyla kültürler arası diyaloğun nasıl güçlendiğini ortaya koyuyor.
Siyasi ve toplumsal yansımaları
Abdulai Yahaya'nın "Potomyalıyım" esprisi, sadece bir kişisel anekdot olarak kalmayıp Türkiye'nin çok kültürlülüğüne dair bir mesaj da içeriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afrika kökenli bir öğrenciyle iletişimi, Türkiye'nin kıta ile ilişkilerini güçlendirme çabalarının bir yansıması. Son yıllarda Türkiye, Afrika'da açtığı büyükelçilikler ve yaptığı yatırımlarla kıtadaki etkinliğini artırıyor. Eğitim, sağlık ve altyapı projeleriyle Afrika halklarının takdirini kazanıyor.
Öte yandan, Yahaya'nın Türkçe öğrenme çabası ve kendini "Potomyalı" olarak tanımlaması, uyum ve aidiyet duygusunun bir göstergesi. Uzmanlar, uluslararası öğrencilerin Türkçe öğrenmeye teşvik edilmesinin, onların topluma entegrasyonunu kolaylaştırdığını belirtiyor. Yahaya örneğinde olduğu gibi, dil öğrenen öğrenciler hem akademik hem sosyal hayatta daha başarılı oluyor.
Bu tür hikayeler, Türkiye'nin yumuşak gücünü artırıcı etki yapıyor. Bir Ganalı doktorun Rize'de kendini evinde hissetmesi ve bu duyguyu Cumhurbaşkanı'na espriyle ifade etmesi, Türkiye'nin misafirperverliğinin somut bir örneği. Aynı zamanda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İngilizce konuşmaya başlamasına rağmen Yahaya'nın Türkçe yanıt vermesi, Türkçe'nin uluslararası öğrenciler arasında yaygınlaştığını gösteriyor.
Sonuç olarak, Abdulai Yahaya'nın hikayesi, eğitim ve siyasetin kesiştiği noktada umut verici bir tablo çiziyor. Türkiye'nin uluslararası öğrencilere sağladığı imkanlar, sadece bireysel başarıları değil, aynı zamanda ülkeler arası dostlukları da besliyor. Yahaya'nın "Potomyalıyım" sözü, bu dostluğun samimi bir tezahürü olarak hafızalarda yer ediyor.