2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıklarına İlişkin Genelge, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Genelge ile kamu yatırımlarında verimlilik ve tasarruf esasının öne çıktığı yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan genelge, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının 2027-2029 yıllarına ait yatırım tekliflerini nasıl hazırlayacaklarını detaylı şekilde ortaya koyuyor. Yeni dönemde, kaynakların daha etkin kullanılması, israfın önlenmesi ve yatırımların ekonomik büyümeye azami katkı sağlaması hedefleniyor.
Verimlilik ve Tasarruf Önceliği
Genelgenin en dikkat çekici yönü, kamu yatırımlarında verimlilik ve tasarruf ilkelerinin merkeze alınması. Buna göre, yatırım projelerinin seçiminde fayda-maliyet analizleri daha titizlikle uygulanacak. Öncelikli sektörler arasında ulaştırma, enerji, sağlık, eğitim ve tarımsal sulama yer alıyor. Ancak bu alanlarda bile, kaynakların etkin kullanımı için projelerin fizibilite raporları derinlemesine incelenecek. Özellikle tamamlanma oranı düşük, uzun süredir devam eden ve ekonomik getirisi belirsiz projelerin ya hızlandırılması ya da gözden geçirilmesi bekleniyor. Genelgede, "kamu kaynaklarının israf edilmemesi" vurgusu öne çıkıyor.
Yatırım tekliflerinin hazırlanmasında, kurumların orta vadeli program ve kalkınma planlarına uyumuna özel önem verilecek. Ayrıca, deprem bölgesindeki yatırımlar ve yeşil dönüşüm projeleri gibi öncelikli alanlara ağırlık verilmesi isteniyor. Genelge, kamu kurumlarının yatırım tekliflerini belirli bir takvim çerçevesinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı'na sunmasını şart koşuyor. Tekliflerin değerlendirilmesinde, projelerin istihdam yaratma potansiyeli, ihracata katkısı, yerli üretim ve teknoloji kullanımı gibi kriterler de dikkate alınacak.
Uygulama ve Takvim
Genelgeye göre, kamu idareleri yatırım tekliflerini hazırlarken şu hususlara dikkat edecek: Projelerin önceliklendirilmesinde aciliyet, tamamlanma süresi ve maliyet etkinliği göz önünde bulundurulacak. Ayrıca, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve enflasyonist baskılar nedeniyle maliyet hesaplamalarının gerçekçi yapılması isteniyor. Yatırımların finansmanında dış kaynak kullanımının sınırlı olduğu bir dönemde, iç kaynakların verimli kullanımı kritik önem taşıyor. Bu kapsamda, kamu-özel işbirliği modellerinin daha etkin kullanılması teşvik ediliyor; ancak bu tür projelerde kamu tarafının uzun vadeli taahhütlerinin dikkatle hesaplanması gerektiği belirtiliyor.
Genelge, 2027-2029 dönemi için yatırım programının hazırlık sürecinin 2026 yılı başında başlayacağını ve tekliflerin belirli aralıklarla revize edileceğini ortaya koyuyor. Kamu kurumları, tekliflerini hazırlarken ilgili bakanlıklardan ve Strateji ve Bütçe Başkanlığı'ndan görüş alabilecek. Nihai program, Cumhurbaşkanı onayı ile yürürlüğe girecek.
Ekonomik Bağlam ve Beklentiler
Türkiye ekonomisi, son yıllarda yüksek enflasyon ve cari açık gibi sorunlarla mücadele ediyor. Bu ortamda, kamu yatırımlarının disipline edilmesi ve verimliliğin artırılması, makroekonomik istikrar açısından hayati önem taşıyor. Kamu yatırımları, özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı bir rol üstlenirken, aynı zamanda altyapı eksikliklerini gidermesi bekleniyor. Ancak kaynakların sınırlı olması nedeniyle, her projeye kaynak ayırmak mümkün değil. Bu nedenle, genelgede belirtilen önceliklendirme ve verimlilik kriterleri, gelecek dönemde hangi projelerin hayata geçirileceğini belirleyecek.
Uzmanlar, genelgenin kamu maliyesi disiplini açısından olumlu bir adım olduğunu belirtiyor. Ancak uygulamada, siyasi baskılar ve bürokratik direnç gibi faktörlerin verimlilik hedeflerini sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyorlar. Özellikle seçim dönemlerinde popülist yatırım taleplerinin artabileceği, bunun da tasarruf ilkesiyle çelişebileceği ifade ediliyor. Yine de genelge, kamu kaynaklarının daha rasyonel kullanılması yönünde güçlü bir irade ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, 2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı, verimlilik ve tasarruf ekseninde şekillenecek. Kamu kurumları, yatırım projelerini bu doğrultuda hazırlamakla yükümlü. Programın başarısı, belirlenen ilkelerin tavizsiz uygulanmasına bağlı. Ekonomik koşulların da etkisiyle, önümüzdeki dönemde kamu yatırımlarının daha seçici ve hedefli olması bekleniyor. Bu süreç, Türkiye'nin kalkınma hedefleriyle uyumlu, sürdürülebilir bir yatırım ortamının oluşmasına katkı sağlayabilir.