CHP İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye karşıtı raporunun ardından Brüksel'de düzenlenen bir etkinlikte sahneye çıktı. CHP içindeki rüşvet ve koltuk kavgalarını örtbas etmek isteyen Özgür Özel'in kurmayları, çareyi yine Batı'ya sığınmakta buldu. Avrupa Konseyi'nde konuşan Gökçen, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve AK Parti hükümetini hedef alan sert ifadeler kullandı.
Gökçen'den Avrupa Konseyi'nde tartışmalı konuşma
CHP'li vekil, konuşmasında Türkiye'deki siyasi ortamı eleştirerek, 'Türkiye'de demokrasi rafa kaldırılmış durumda. Muhalefet susturuluyor, basın özgür değil' ifadelerine yer verdi. Gökçen'in bu sözleri, Ankara kulislerinde büyük yankı uyandırdı. Özellikle CHP içinde son dönemde yaşanan rüşvet iddiaları ve koltuk kavgaları nedeniyle partinin zor günler geçirdiği bir dönemde, Gökçen'in yurtdışında Türkiye aleyhine konuşması eleştiri konusu oldu.
CHP içindeki kriz mi örtbas ediliyor?
CHP'de son haftalarda yaşanan gelişmeler, parti içindeki huzursuzluğu gözler önüne seriyor. İddialara göre, bazı belediye başkanları ve milletvekilleri arasında rüşvet ve makam pazarlığı yapıldığı yönünde sesler yükseliyor. Parti yönetiminin bu iddiaları bastırmak için dış politikayı kullanmaya çalıştığı öne sürülüyor. Gökçe Gökçen'in Avrupa Konseyi'ndeki çıkışı da bu çabanın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak CHP kanadı bu iddiaları reddediyor.
Kamoyunda tepki büyüyor
Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde Gökçen'in konuşmasına geniş yer verilirken, kullanıcılar 'CHP yine Batı'ya şikayet etti' yorumlarında bulundu. Bazı yorumcular ise, bir Türk milletvekilinin yurtdışında ülkesini kötülemesini 'vatanseverlikle bağdaşmaz' olarak nitelendirdi. Öte yandan, Gökçen'in konuşması Avrupa'da da dikkatle izlendi. Raporda Türkiye'ye yönelik eleştirilerin arkasında CHP'nin etkisi olduğu iddia ediliyor.
Değerlendirme
CHP'li vekilin Brüksel çıkışı, muhalefetin içinde bulunduğu bunalımı ve dışarıya açılım stratejisini bir kez daha ortaya koydu. Oysa Türk siyasetinde tarih boyunca dışarıya şikayet etmenin pek bir kazandırmadığı görülmüştür. Üstelik CHP'nin kendi içindeki sorunları çözmek yerine dış güçlerin desteğini araması, partinin iç kamuoyundaki itibarını daha da zedeleyebilir. Bu tür adımların demokratik mücadeleye katkı sunmaktan çok, siyasi çekişmelere malzeme olduğu ortadadır.