Samsun'un Çarşamba ilçesinde kadın girişimci Neşe Özbek, bölgede 'yetişmez' denilen ejder meyvesini (pitaya) başarıyla üretti. 480 metrekarelik serasında ilk hasadı gerçekleştiren Özbek, bu yıl 1 tonun üzerinde ürün bekliyor. Karadeniz'in nemli ikliminde tropikal bir meyvenin yetişmesi, tarımsal çeşitlilik açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Karadeniz'de Tropikal Meyve Yetiştirme Başarısı
Neşe Özbek, ejder meyvesi yetiştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını ve karşılaştığı zorlukları anlattı. Bölgede daha önce denenmemiş bir ürün olduğu için çevresindekilerin kendisine 'Burada yetişmez' dediğini belirten Özbek, "Araştırdım, iklimlendirme ve doğru bakım ile başarılı olabileceğimi gördüm. Seramda uygun koşulları sağladım ve sonuçtan çok memnunum" dedi. Özbek, ejder meyvesinin yüksek vitamin ve antioksidan içeriğiyle sağlıklı bir meyve olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizde tropikal meyvelere talep her geçen gün artıyor. İthalatın azalmasına katkı sağlamak istiyorum" diye konuştu.
480 metrekarelik serada dikimden hasada kadar tüm süreci titizlikle yürüten Özbek, bu yıl 1 tonun üzerinde hasat beklediğini söyledi. Geçtiğimiz yıl ilk denemede 300 kilogram civarında ürün aldığını belirten girişimci, deneyim kazandıkça verimin arttığını ifade etti. Ejder meyvesinin kilogram fiyatının 100-150 TL arasında değiştiğini, bu durumun üretici için cazip bir gelir kapısı oluşturduğunu ekledi.
Ejder Meyvesi Nedir, Faydaları Nelerdir?
Ejder meyvesi, pitaya olarak da bilinen, anavatanı Orta ve Güney Amerika olan bir kaktüs türünün meyvesidir. Lif, C vitamini, demir ve antioksidanlar açısından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği, sindirimi kolaylaştırdığı ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir. Türkiye'de son yıllarda tropikal meyvelere olan ilgi artmış, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde ejder meyvesi üretimi yaygınlaşmıştır. Ancak Karadeniz gibi daha serin ve nemli bir iklimde başarılı üretim, Özbek'in azmi ve doğru sera yönetimi sayesinde mümkün oldu.
Ziraat mühendisleri, ejder meyvesinin 10-35°C arasında büyüyebildiğini, ancak don olaylarına karşı hassas olduğunu belirtiyor. Karadeniz'de kışın sıcaklık zaman zaman düşük olsa da sera içinde ısıtma ve nem kontrolü ile bu sorun aşılabiliyor. Özbek'in serası, bu tür bir iklimlendirme sistemine sahip. Ayrıca toprak pH'ının 6-7 arasında olması ve iyi drenaj sağlanması gerekiyor. Özbek, bu koşulları sağlamak için damla sulama ve organik gübreleme yöntemlerini kullanıyor.
Çarşamba Ovası, verimli toprakları ve mikro klima özelliğiyle bilinir. İlçede genellikle fındık, çeltik ve sebze üretimi yapılır. Ejder meyvesi gibi alternatif ürünlerin denenmesi, bölge çiftçisi için yeni gelir kaynakları yaratabilir. Neşe Özbek, diğer kadın çiftçilere de örnek olmayı hedefliyor. "Kadınların tarımda daha aktif rol alması gerektiğine inanıyorum. Ben başardıysam, herkes başarabilir" diyor.
Özbek'in başarısı, tarımda çeşitlendirme ve katma değerli ürün yetiştirme açısından umut verici. Türkiye'de tropikal meyve üretimi son yıllarda hızla artıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, 2020'de 50 ton olan ejder meyvesi üretimi, 2023'te 500 tonu aşmış durumda. Bu artışta iklim değişikliği ve tüketici talebi etkili. Ancak Karadeniz'de bu ölçekte bir üretim ilk kez gerçekleşiyor.
Özbek, önümüzdeki yıllarda serasını genişletmeyi ve farklı tropikal meyveler denemeyi planlıyor. Ejder meyvesinin yanı sıra mango ve papaya gibi ürünlerde de denemeler yapmayı düşünüyor. Bu girişim, bölgede tarımsal Ar-Ge faaliyetlerine de ivme kazandırabilir. Yerel yönetimlerin ve tarım kooperatiflerinin destek vermesi halinde, Karadeniz'de tropikal meyve üretimi yaygınlaşabilir.
Sonuç olarak, Neşe Özbek'in ejder meyvesi serüveni, azim ve doğru teknikle imkânsız görünenin başarılabileceğini gösteriyor. Çarşamba Ovası'nda başlayan bu tropikal devrim, Türkiye tarımı için yeni bir pencere açıyor. Özbek, hem ülke ekonomisine katkı sağlamayı hem de kadın girişimcilere ilham vermeyi sürdürecek.