Bolu Valiliği, bir açılış programına davet ettiği gazetecilerin katılımını, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın müdahalesiyle son anda iptal etti. Olay, basın özgürlüğü ve kamu kurumlarının şeffaflığı konusunda yeni tartışmalara yol açtı. 29 Ocak 2025 tarihinde yaşanan gelişme, Bolu'da düzenlenen bir hizmet binası açılışı öncesinde meydana geldi.
Davet ve iptal süreci
Bolu Valiliği, ilde yapılacak bir kamu binasının açılış töreni için yerel ve ulusal basın mensuplarını resmi yazıyla davet etti. Davetiyeler, törenden bir gün önce gazetecilere ulaştırıldı. Ancak tören sabahı, valilik yetkilileri gazetecileri arayarak programın basına kapalı olduğunu bildirdi. Gerekçe olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan gelen talimat gösterildi. Gazeteciler, alana gelmelerine rağmen törene alınmadı ve olayı dışarıdan izlemek zorunda kaldı.
Diyanet'in rolü ve tepkiler
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın neden böyle bir müdahalede bulunduğu henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak kulis bilgilerine göre, açılışta yapılacak dua ve dini ritüellerin basın önünde yapılmasının uygun görülmediği iddia edildi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Basın Konseyi, olayı kınayarak basın özgürlüğüne vurulan bir darbe olarak nitelendirdi. Bolu Valisi, konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmazken, Diyanet'in bu tür etkinliklerde basının varlığını sınırlamasının anayasal haklarla çeliştiği belirtiliyor.
Kamu yararı ve şeffaflık tartışması
Kamunun kaynaklarıyla yapılan bir hizmet binasının açılışının basına kapatılması, kamu yararı ve şeffaflık ilkelerini zedeliyor. Vatandaşların, vergileriyle finanse edilen projeler hakkında bilgi alma hakkı, basın yoluyla kullanılır. Bu olay, Diyanet gibi bir kamu kurumunun, yerel yönetimlerin şeffaflık çabalarını baltalayabileceğini gösteriyor. Benzer durumlar daha önce de yaşanmış, özellikle dini içerikli etkinliklerde basının dışlanması sıkça eleştirilmişti.
Sonuç ve değerlendirme
Bolu Valiliği'nin Diyanet müdahalesiyle gazetecileri açılıştan men etmesi, Türkiye'de basın özgürlüğünün halen kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Kamu kurumlarının, din özgürlüğü ile basın özgürlüğü arasında bir çelişki olmadığını anlamaları gerekiyor. Bu tür uygulamalar, toplumun bilgiye erişimini engellemekte ve demokratik denetimi zayıflatmaktadır. Olayla ilgili Bolu Valiliği ve Diyanet'ten beklenen açıklamalar, basın özgürlüğü konusundaki tutumlarını netleştirecektir.