Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Afrika ülkelerinin öncülüğünde hazırlanan ve yüzyıllardır kullanılan dünya haritalarının değiştirilmesini öngören kararı 164 ülkenin oyuyla kabul etti. Karar, harita projeksiyonlarında coğrafi gerçekliğin bozulmasını gidermeyi ve özellikle Afrika kıtasının olduğundan küçük gösterilmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Genel Kurul'da yapılan oylamada 164 ülke "evet" oyu kullanırken, 10 ülke çekimser kaldı, 3 ülke ise karşı oy verdi. Karar metni, üye ülkelere harita üretiminde yeni bir standart geliştirmeleri çağrısında bulunuyor.
Afrika'nın Yıllardır Süren Mücadelesi
Afrika Birliği ve bölge ülkeleri, sömürge döneminden kalma Mercator projeksiyonunun kıtayı olduğundan çok daha küçük gösterdiğini yıllardır dile getiriyordu. 1569'da Gerardus Mercator tarafından geliştirilen bu projeksiyon, denizcilik için pratik olmasına rağmen, yüksek enlemlerdeki kara kütlelerini olduğundan büyük, ekvatora yakın bölgeleri ise olduğundan küçük gösteriyor. Örneğin, Grönland haritada Afrika'dan büyük görünürken, gerçekte Afrika'nın yüzölçümü Grönland'ın 14 katı. Benzer şekilde, Avrupa ülkeleri de olduklarından geniş çiziliyor. Bu çarpıklık, yüzyıllardır algıları şekillendirerek Afrika'nın öneminin hafife alınmasına yol açtı.
Girişimin öncüsü olan Afrika Birliği, 2020'den bu yana BM nezdinde diplomatik girişimler yürütüyordu. Geçtiğimiz yıl yapılan ön görüşmelerde, karar tasarısı geniş destek bulmuş ancak bazı ülkelerin çekinceleri nedeniyle oylama ertelenmişti. Bu kez yapılan oylamada, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 164 ülke tasarıya destek verdi. Karşı oy kullanan ülkelerin başında ise harita yayıncılığında küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin merkezlerinin bulunduğu bazı Batı ülkeleri geldi. Çekimser kalan ülkeler ise teknik ve maliyet gerekçelerini öne sürdü.
Yeni Harita Standartları ve Eğitimde Değişim
Kabul edilen karar, bağlayıcı olmamakla birlikte, üye ülkelere "coğrafi gerçekliği daha doğru yansıtan" harita projeksiyonlarına geçiş için yol haritası sunuyor. Kararda, özellikle eğitim materyallerinde ve resmi yayınlarda kullanılan haritaların gözden geçirilmesi, alternatif projeksiyonların (örneğin Gall-Peters veya Equal Earth) teşvik edilmesi isteniyor. BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), önümüzdeki dönemde üye ülkelere teknik destek sağlayacak ve 2025 yılına kadar yeni standart önerilerini içeren bir rapor yayımlayacak.
Kararın ardından konuşan BM Genel Sekreteri, "Bu karar, dünya görüşümüzü daha adil ve doğru bir temele oturtma yolunda atılmış tarihi bir adımdır. Haritalar sadece coğrafya değil, aynı zamanda güç ilişkilerini de yansıtır. Bugün bu ilişkilerde önemli bir düzeltme yapıldı" dedi. Afrika Birliği Komisyonu Başkanı ise "Yüzyıllardır süren bir yanlışın düzeltilmesi için verdiğimiz mücadele nihayet meyvesini verdi. Bu, sadece Afrika için değil, tüm ezilen coğrafyalar için bir zaferdir" ifadelerini kullandı.
Harita Şirketleri ve Uzmanlar Ne Diyor?
Karar, harita yayıncılığı sektöründe de yankı uyandırdı. Büyük harita şirketleri, yeni standartlara uyum sağlamak için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Ancak bazı uzmanlar, Mercator projeksiyonunun denizcilik ve navigasyon için hala en kullanışlı araç olduğunu belirterek, eğitimde ve genel amaçlı haritalarda alternatiflere geçişin kademeli olması gerektiğini vurguluyor. Coğrafya profesörü Dr. Ayşe Demir, "Mercator'un yerini tamamen almak doğru olmaz, ancak çok amaçlı haritalarda artık eşit alan projeksiyonlarını kullanmak çağdaş bir gereklilik. Bu karar, farkındalık yaratması açısından önemli" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, kararın uygulanması için ülkelere belirli bir süre tanınmadı; her ülke kendi mevzuatına göre düzenlemeleri yapacak. Türkiye'de de Milli Eğitim Bakanlığı ve Harita Genel Müdürlüğü'nün önümüzdeki aylarda yeni projeksiyonlarla ilgili çalışma başlatması bekleniyor. Kararın, uluslararası kuruluşların raporlarında ve basılı yayınlarında da yansımaları olacak.
Bu gelişme, küresel ölçekte harita algısının değişmesi açısından bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor. Afrika ülkelerinin diplomatik başarısı, diğer coğrafyalar için de emsal teşkil edebilir. Önümüzdeki yıllarda, benzer şekilde, diğer kıtaların da haritalardaki temsiliyeti konusunda yeni talepler gündeme gelebilir. BM kararı, her ne kadar bağlayıcı olmasa da, uluslararası toplumun ortak iradesini göstermesi bakımından güçlü bir mesaj içeriyor.