Elazığ’da, belediye meclisi toplantısını takip ettikten sonra uğradığı saldırıda burnu kırılan Sözcü gazetesi muhabiri Evren Demirağ’ın şikayetçi olduğu davada mahkeme kararını açıkladı. Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesi, olaya karışan üç sanığın her birine ‘kamu görevlisine direnme’ ve ‘kasten yaralama’ suçlarından toplam 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, sanıkların eylemlerini ‘basın özgürlüğüne müdahale’ olarak nitelendirirken, cezaların ertelenmediği öğrenildi.
Saldırı Anı ve Yargılama Süreci
Olay, 2023 yılının Eylül ayında Elazığ Belediyesi meclis toplantısının ardından yaşandı. Toplantıyı izleyen Sözcü muhabiri Evren Demirağ, belediye binasından çıkış sırasında bir grup tarafından sözlü ve fiziksel saldırıya uğradı. Saldırganların Demirağ’a ‘ne işin var burada’ diyerek bağırdığı, ardından yumruk ve tekmelerle darp ettiği belirtildi. Saldırıda burnu kırılan ve yüzünde morluklar oluşan Demirağ, hastanede tedavi altına alındı. Olayın ardından gözaltına alınan üç kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
Dava sürecinde muhabir Demirağ’ın avukatı, saldırının gazetecilik faaliyetinin engellenmesine yönelik olduğunu vurgulayarak, sanıkların ‘basın özgürlüğü’ kapsamında ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatları ise olayın bir tartışma sonucu meydana geldiğini, gazetecilik faaliyetiyle ilgisi olmadığını savundu. Mahkeme heyeti, tanık ifadelerini ve olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarını değerlendirerek sanıkların suçlu olduğuna hükmetti.
Basın Özgürlüğü ve Gazetecilere Yönelik Saldırılar
Basın mensuplarına yönelik saldırılar, Türkiye’de zaman zaman gündeme gelen bir sorun. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti verilerine göre, 2023 yılında gazetecilere yönelik en az 50 saldırı kayda geçti. Bu saldırıların büyük kısmı, yerel habercilik yapan muhabirleri hedef alıyor. Elazığ’daki olay da bu bağlamda değerlendirildiğinde, yerel gazetecilerin maruz kaldığı baskıyı gözler önüne seriyor. Mahkemenin verdiği hapis cezaları, bu tür eylemlerin caydırılması açısından önemli bir adım olarak yorumlandı.
Öte yandan, Avrupa Parlamentosu ve Uluslararası Basın Enstitüsü gibi kuruluşlar, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik tehditlere dikkat çekiyor. 2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 158. sırada yer aldı. Bu tablo, gazetecilere yönelik saldırılar sadece bireysel değil, aynı zamanda yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Elazığ’da yaşanan olay ve verilen karar, basın mensuplarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor.