Ankara'da, NATO Zirvesi öncesinde terör örgütlerine yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonlarda gözaltına alınan 129 şüpheliden 103'ü tutuklandı. İçişleri Bakanlığı koordinesinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlar, başkentte güvenlik tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı bir dönemde yapıldı. Operasyonlarda PKK/KCK, DEAŞ, FETÖ ve sol terör örgütlerine yönelik eş zamanlı baskınlar düzenlendi.
Operasyon kapsamı ve detaylar
Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, son bir hafta içinde kent genelinde 15 ayrı noktada düzenlenen operasyonlarda 129 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin, kamu kurumlarına sızma, eylem hazırlığı, maddi destek sağlama ve örgüt propagandası yapma gibi suçlardan arandığı belirtildi. Gözaltına alınanlardan 103'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 26 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Operasyonlarda 8 adet uzun namlulu silah, 23 tabanca, çok sayıda mühimmat, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi. Emniyet yetkilileri, ele geçirilen belgelerin örgütler arası iletişim ve eylem planlarına dair önemli bilgiler içerdiğini ifade etti.
Güvenlik tedbirleri ve hedefler
NATO Zirvesi'nin güvenliğine yönelik alınan tedbirler kapsamında Ankara'da polis ve jandarma ekipleri 24 saat esasına göre çalışıyor. Şehrin giriş çıkış noktalarında uygulama noktaları oluşturulurken, havadan İHA'larla denetim yapılıyor. Operasyonun ana hedefinin zirve öncesi potansiyel tehditleri bertaraf etmek ve kamu düzenini sağlamak olduğu vurgulandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklanan şüphelilerin örgüt içi hiyerarşideki konumları ve eylem geçmişleri inceleniyor. Yetkililer, operasyonların zirve süresince devam edeceğini duyurdu.
Son dönemde terör örgütlerine yönelik operasyonların arttığına dikkat çeken uzmanlar, bu tür eş zamanlı müdahalelerin örgütlerin lojistik ve planlama kapasitesini zayıflattığını belirtiyor. Türkiye'nin terörle mücadelede kararlılığını sürdürdüğü bir dönemde, NATO Zirvesi öncesi yapılan bu operasyonlar, uluslararası kamuoyuna da güvenlik mesajı niteliği taşıyor.