Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi. Ankara Adliyesi önünde toplanan gazeteciler, 'Gazetecilik suç değildir' sloganıyla basın özgürlüğüne vurgu yaparken, meslek örgütleri yaptıkları ortak açıklamada Uludağ'ın derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Alican Uludağ kimdir ve neden gözaltına alındı?
Alican Uludağ, bağımsız gazeteci olarak çalışmalarını sürdüren ve özellikle sosyal medya platformlarında aktif olan bir isim. 24 Mart 2025 tarihinde Ankara'da gözaltına alınan Uludağ'ın, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım nedeniyle soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Gözaltı gerekçesi olarak Türk Ceza Kanunu'nun 217. maddesinde düzenlenen 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 216. maddesinde düzenlenen 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamaları gösterildi. Uludağ'ın avukatı, müvekkilinin herhangi bir suç işlemediğini, paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek itiraz dilekçesi sundu.
Basın örgütlerinden ortak tepki
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve DİSK Basın-İş gibi birçok basın meslek örgütü, Ankara Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 'Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ, haber yapma ve ifade özgürlüğü nedeniyle gözaltına alınmıştır' denildi. Örgütler, Uludağ'ın serbest bırakılması ve benzer uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Türkiye'de gazetecilere yönelik baskıların arttığına dikkat çeken örgütler, basın özgürlüğünün demokrasinin temel taşı olduğunu vurguladı.
Uludağ'ın ifadesi ve hukuki süreç
Alican Uludağ, ifadesinde suçlamaları reddederek paylaşımının kamu yararına yapıldığını savundu. Savcılık soruşturması devam ederken, Uludağ'ın tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor. Gözaltı süresi, yasal sınır olan dört günü bulursa, adli kontrol veya tutuklama kararı çıkması gündeme gelebilir. Hukukçular, benzer davalarda 'halkı yanıltıcı bilgi' suçlamasının genellikle geniş yorumlandığını ve ifade özgürlüğü sınırlarını zorladığını belirtiyor.
Geniş yankı bulan olay
Alican Uludağ'ın gözaltına alınması, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası basın özgürlüğü örgütleri tarafından da takip ediliyor. Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve IFJ gibi kuruluşlar, Türk yetkililere Uludağ'ın serbest bırakılması çağrısı yaptı. Olay, Türkiye'de basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Son yıllarda birçok gazetecinin benzer suçlamalarla yargılandığı biliniyor. Uzmanlar, bu tür uygulamaların haber yapma özgürlüğünü kısıtladığını ve gazeteciler üzerinde sansür etkisi yarattığını ifade ediyor.
Basın meslek örgütlerinden gelen tepkiler ve hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirten yetkililer, gazetecilerin haber yapma özgürlüğü konusunda kamuoyunun duyarlı olması gerektiğinin altını çiziyor. Alican Uludağ'ın gözaltı sürecinin yakından izlendiği Türkiye'de, benzer davaların emsal teşkil etmemesi adına hukuki sürecin şeffaf yürütülmesi bekleniyor.