Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında alabora olduktan sonra tamamen batan yük gemisinin yerinin 550 metre derinlikte tespit edildiğini duyurdu. Erhürman, arama kurtarma ve enkaz tespit çalışmalarının koordineli şekilde sürdüğünü belirterek, deniz kazasının ardından bölgede detaylı bir inceleme başlatıldığını ifade etti.
Kaza ve Arama Kurtarma Süreci
Girne sahilinin yaklaşık 5 deniz mili açığında meydana gelen kazada, Palau bayraklı yük gemisi şiddetli fırtına nedeniyle alabora olarak kısa sürede battı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen KKTC Sahil Güvenlik ekipleri ve Türk arama kurtarma gemileri, deniz yüzeyinde geniş çaplı bir arama başlattı. İlk belirlemelere göre gemide 11 mürettebat bulunduğu, ancak kazadan hemen sonra 2 denizcinin can yeleğiyle kurtarıldığı, diğer mürettebatın ise kayıp olduğu bildirildi. Hava koşullarının olumsuz seyretmesi arama çalışmalarını güçleştirirken, sonar ve uzaktan kumandalı denizaltı araçlarıyla yapılan taramada gemi enkazının 550 metre derinlikteki konumu netleştirildi.
Erhürman'ın Açıklamaları
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, başkent Lefkoşa'da düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Deniz kazasının hemen ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları titizlikle yürütülmektedir. Batık geminin 550 metre derinlikte tespit edilmesi, kayıp mürettebata ulaşma umudunu canlı tutmaktadır" dedi. Erhürman, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde sürdüğünü, olayla ilgili uluslararası denizcilik kuruluşlarına gerekli bildirimlerin yapıldığını kaydetti. Ayrıca, battığı belirlenen geminin çevreye olabilecek petrol sızıntısı riskine karşı önlemlerin alındığını ve dalgıç ekiplerin en kısa sürede enkaza dalarak teknik inceleme yapacağını söyledi.
Kazanın Ardındaki Belirsizlikler
Geminin, hangi limandan yola çıktığı ve taşıdığı yükün niteliği henüz netlik kazanmazken, bölgedeki balıkçılar ve yerel halk, kaza gecesi şiddetli rüzgar ve dev dalgaların etkili olduğunu doğruladı. Meteoroloji raporlarına göre o gece rüzgar hızının saatte 70 kilometreye ulaştığı, dalga yüksekliğinin ise 6 metreyi aştığı kaydedildi. Uzmanlar, bu tür hava koşullarında küçük tonajlı gemilerin manevra kabiliyetini yitirebileceğine dikkat çekiyor. Kazayla ilgili soruşturma başlatan KKTC Başsavcılığı, geminin kaptanı ve sahibi hakkında bilgi toplamaya başladı. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, Palau bayraklı geminin son denetiminin 2024 yılında yapıldığı ve herhangi bir güvenlik açığının raporlanmadığı öğrenildi.
Bölgedeki Deniz Trafiği ve Önlemler
Akdeniz'in doğusunda yer alan Girne açıkları, özellikle turizm sezonunda yoğun deniz trafiğine sahne oluyor. Ancak kış aylarında fırtınalar nedeniyle gemi geçişleri riskli hale gelebiliyor. Kuzey Kıbrıs Deniz Taşımacılığı Dairesi, kazanın yaşandığı bölgede geçici bir güvenlik bölgesi ilan etti; batık geminin konumu deniz haritalarına işlenerek diğer gemilere duyuruldu. Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ekipleri, olası bir yakıt sızıntısını önlemek için bölgede yüzer bariyerler yerleştirdi. Uzman dalgıçlar, hava koşullarının normale dönmesinin ardından ilk dalışı gerçekleştirerek geminin durumunu ve kayıp mürettebata ait izleri araştıracak. Öte yandan, kazadan sağ kurtulan 2 denizcinin ifadeleri doğrultusunda, geminin makine dairesinde arıza meydana geldiği ve su almadaya başladığı yönünde bilgiler savcılık dosyasına eklendi.
Nakliye Sektörü ve Uluslararası Boyut
Bu kaza, bayrak devşirme (flag of convenience) uygulamasına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Palau, gemilerin kolayca bayrak alabildiği ve denetimlerin esnek olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF), bu tür kazaların çoğunlukla düşük standartlı gemilerde yaşandığına dikkat çekerek, daha sıkı denetim çağrısında bulundu. Deniz Hukuku uzmanları, batık geminin kaldırılması ve çevre temizliğinin, geminin sigorta şirketi ile Palau hükümetinin sorumluluğunda olduğunu belirtiyor. KKTC ile Türkiye arasında imzalanan protokoller gereği, bölgedeki arama kurtarma ve çevre koruma faaliyetlerinde iki ülke ekiplerinin ortak hareket ettiği biliniyor. Geminin batmasına ilişkin teknik raporun hazırlanmasının haftalar sürebileceği, ancak kayıp mürettebatın ailelerine en kısa sürede bilgi verilmesinin öncelik taşıdığı ifade edildi. Bu trajik olay, Doğu Akdeniz'de artan gemi trafiği ve iklim değişikliğiyle birlikte daha sık yaşanan aşırı hava koşulları karşısında denizcilik güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.