Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargılama sürecindeki savunmalarını derlediği “Millet Şahidimdir” adlı kitabına getirilen toplatma ve erişim yasağı kararına avukatları tarafından itiraz edildi. İtiraz dilekçesinde, kararın ifade özgürlüğü ve yayın haklarına aykırı olduğu vurgulandı.
İtirazın Gerekçeleri
İmamoğlu’nun avukatları, kitabın içeriğinin yalnızca müvekkillerinin adli süreçte yaptığı savunmalardan oluştuğunu ve bu savunmaların zaten kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti. Avukatlar, söz konusu yasaklama kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak, kitabın toplatılması ve internet sitelerinden kaldırılması kararının kaldırılmasını talep etti. Dilekçede, mahkemenin kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesine de aykırı olduğu ifade edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kitabın bazı bölümlerinin soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle kitabın toplatılması ve internet erişiminin engellenmesi kararı verilmişti. Ancak avukatlar, savunmaların zaten duruşma salonlarında ve görsel/yazılı medyada kamuya açıklandığını, bu nedenle gizlilik ihlali iddiasının gerçeği yansıtmadığını aktardı.
Kitabın İçeriği ve Önemi
“Millet Şahidimdir”, İmamoğlu’nun yargılandığı davalarda yaptığı savunmaların ve olağanüstü mahkemelerde dile getirdiği görüşlerin derlendiği kitap, kısa sürede çok satanlar listesine girmişti. Kitap, tutuklu bir siyasetçinin hukuk mücadelesini kamuoyuyla paylaşması açısından büyük yankı uyandırmıştı. İmamoğlu’nun avukatları, kitabın yalnızca bir hukuki süreç belgesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’de adalet arayışının da bir sembolü haline geldiğini ifade etti.
İmamoğlu, 18 Aralık 2023’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaparken gözaltına alınmış, ardından “örgüt kurma veya yönetme” ve “rüşvet” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Cumhurbaşkanı adayı olmak için gerekli şartları taşıdığını her fırsatta dile getiren İmamoğlu, cezaevindeyken yazdığı savunmalarla dikkat çekiyor.
Süreç ve Beklentiler
İtirazın Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından değerlendirilmesi bekleniyor. Avukatlar, bu hafta içinde kararın çıkacağını ve yasaklama kararının kaldırılması halinde kitabın tekrar tüm kitapçılarda ve dijital platformlarda yerini alacağını umduklarını dile getirdi. Bu arada kitabın yayıncısı da süreci yakından takip ettiklerini, yasal haklarını sonuna kadar kullanacaklarını duyurdu.
Konuyla ilgili siyasi partilerden de tepkiler geldi. Ana muhalefet partisi yetkilileri, yasaklama kararını “sansür” olarak nitelendirirken, iktidar kanadından ise yargı sürecine müdahale edilmemesi gerektiği yönünde açıklamalar yapıldı. İfade özgürlüğü dernekleri ve yayıncılar birliği de karara karşı ortak bir bildiri yayımlayarak, kitabın toplatılmasının düşünce ve sanat eserlerinin engellenmesi anlamına geldiğini belirtti.
Türkiye’de sansür tartışmalarının yoğunlaştığı bu dönemde, “Millet Şahidimdir” davası, hem hukuki sürecin işleyişi hem de ifade özgürlüğünün sınırları açısından kritik bir test niteliği taşıyor. Alınacak karar, yalnızca İmamoğlu’nu değil, aynı zamanda Türkiye’deki basın ve yayın özgürlüğü alanını da doğrudan etkileyecek.