Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın, küresel iklim eylemlerini hızlandırmak ve somut sonuçlar elde etmek için benzersiz bir fırsat sunduğunu söyledi. Bakan Kurum, zirve kapsamında dünyanın dört bir yanındaki insanların hayatına dokunacak kararlar almayı ve iklim eylemine katılımın önemini herkes için görünür kılmayı hedeflediklerini ifade etti.
COP31'in hedefleri ve Türkiye'nin rolü
Bakan Kurum, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31'in, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılmasında kritik bir dönemeç olacağını vurguladı. Antalya'nın hem coğrafi konumu hem de iklim diplomasisine verdiği önemle bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirten Kurum, zirvede özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum kapasitelerinin artırılması, yeşil finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi konularında somut adımlar atılmasını beklediklerini söyledi.
Bakan Kurum, Türkiye olarak 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda önemli adımlar attıklarını ve COP31'in bu süreci küresel düzeyde de ilerleteceğini belirtti. Ayrıca, zirve sırasında düzenlenecek yan etkinliklerle sivil toplum, özel sektör ve gençlerin iklim eylemine aktif katılımının teşvik edileceğini ekledi.
Küresel dönüşüm ve somut sonuçlar
Bakan Kurum, COP31'in en önemli çıktılarından birinin, iklim krizine karşı mücadelede somut ve ölçülebilir sonuçların ortaya konması olacağını ifade etti. Özellikle emisyon azaltım taahhütlerinin güçlendirilmesi ve iklim finansmanının artırılması hususunda ülkeler arasında mutabakat sağlanması gerektiğine dikkat çeken Kurum, “Bu zirve, sadece bir konferans değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında insanların hayatına dokunacak kararların alınacağı bir platformdur. İklim eylemine katılımın değerini herkes için görünür kılmayı hedefliyoruz” dedi.
Bakan Kurum, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede attığı adımların altını çizerek, “Yenilenebilir enerjide kapasitemizi artırdık, enerji verimliliği projelerini hayata geçirdik ve yeşil dönüşüm için teşvik mekanizmalarını devreye aldık. Şimdi bu çabalarımızı uluslararası düzeye taşıyoruz” diye konuştu.
COP31, 2025 yılının kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek. Zirveye, dünya liderlerinin yanı sıra binlerce diplomat, bilim insanı, sivil toplum temsilcisi ve iş dünyası liderinin katılması bekleniyor. Türkiye, bu büyük organizasyonla iklim diplomasisinde önemli bir rol üstlenirken, ev sahibi ülke olarak küresel dönüşüme öncülük etmeyi amaçlıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede atılacak adımlar, sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınacak. Zirve sonunda, somut eylem planları ve taahhütlerin açıklanması bekleniyor.
Türkiye, iklim kriziyle mücadelede küresel ölçekte adil bir yük paylaşımının önemini savunurken, COP31'in bu anlamda yeni bir sayfa açacağına inanıyor. Zirvenin başarısı, ülkelerin ortak çabasına ve siyasi iradeye bağlı. Tıpkı 2015 Paris Anlaşması'nda olduğu gibi, Antalya'da da tarihi bir mutabakata varılması umuluyor.