Hatay'da konteyner kentlerde yaşayan depremzedeler, yetkililerin tahliye kararına karşı çıkıyor. Kalıcı konutlarına kavuşmalarına kısa süre kaldığını belirten depremzedeler, bu süreçte yeniden taşınmak istemediklerini ifade ediyor. Bakımsız ve kullanılamaz durumdaki konteynerlere yönlendirildiklerini savunan vatandaşlar, yetkililerden çözüm bekliyor.
Tahliye kararı ve tepkiler
6 Şubat 2023 depremlerinin merkezi olan Hatay'da, geçici barınma alanları olarak kurulan konteyner kentlerin bir kısmının kapatılması planlanıyor. Bu karar, depremzedelerin büyük bir bölümünde hayal kırıklığı yarattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen kalıcı konut inşaatlarının tamamlanma aşamasına gelmesiyle birlikte, bazı konteyner kentlerin boşaltılması gündeme geldi. Ancak depremzedeler, taşınma sürecinin belirsizliklerle dolu olduğunu ve mevcut koşulların kaldırılmasının erken olduğunu düşünüyor.
Hatay'ın Antakya ilçesindeki bir konteyner kentte yaşayan depremzede Mehmet Yılmaz, "Biz depremden sonra bir yıldan fazla süredir burada kalıyoruz. Kalıcı konutlarımızın teslim edileceği söylendi, ancak henüz net bir tarih verilmedi. Şimdi de bize 'konteyner kentleri boşaltın, başka yerlere yerleştireceğiz' diyorlar. Nereye gideceğiz? Yazık, günah değil mi?" diye konuştu. Yılmaz, depremde evini kaybettiğini ve başka gidecek bir yerinin olmadığını belirterek, yetkililerin mağduriyeti gidermesini istedi.
Bakımsız konteyner iddiaları
Depremzedeler, kendilerine gösterilen alternatif yerlerin çoğunun bakımsız ve sağlıksız koşullar içerdiğini öne sürüyor. Bazı depremzedeler, tahliye sonrası yönlendirildikleri konteynerlerin tamamen eskimiş, çatıları akmış, izolasyonu olmayan yapılar olduğunu ifade ediyor. Antakya'daki bir konteyner kent sakinleri adına konuşan Hatice Kaya, "Bize gösterilen yerler adeta çürük. Orada yaşamak mümkün değil. Kışın dondurucu soğukta, yazın yakıcı sıcakta insan sağlığı bozulur. Yetkililer bize insanca yaşanabilecek yerler sağlamalı" dedi.
Depremzedelerin bir kısmı ise tahliye kararını protesto etmek için konteyner kentlerde oturma eylemi başlattı. Grup, kararın geri alınması için yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor. Hatay'da depremden bu yana geçici barınma sorununun tam olarak çözülmediğini vurgulayan vatandaşlar, kalıcı konutlar tamamlanmadan bu alanların kapatılmaması gerektiğini dile getiriyor.
Yetkililerden açıklama bekleniyor
Hatay Valiliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak edinilen bilgilere göre, yetkililer tahliyelerin gönüllülük esasına dayandırılacağını ve vatandaşların mağduriyetinin giderileceğini belirtiyor. Deprem bölgesindeki kalıcı konut inşaatlarının hızlandırıldığını ifade eden yetkililer, taşınmaların planlı bir şekilde gerçekleştirileceğini söylüyor.
Deprem dernekleri ve sivil toplum kuruluşları ise tahliye kararının aceleci olduğunu ve depremzedelerin psikolojik olarak bu sürece hazır olmadığını savunuyor. Ayrıca, konteyner kentlerin kapatılmasıyla birlikte depremzedelerin sosyal çevrelerinden koparılacağına ve eğitim, sağlık gibi hizmetlere erişimde sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekiyor.
Deprem bölgesindeki genel durum
Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar alan Hatay'da, depremzedelerin barınma sorunu hâlâ önemli bir gündem maddesi. Deprem sonrası kurulan konteyner kentlerde binlerce kişi yaşamaya devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın verilerine göre, bölgede şu ana kadar on binlerce kalıcı konutun temeli atıldı ve bir kısmı tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Ancak tamamlanma oranının istenen seviyede olmadığı ve bazı illerde konut teslimatlarında gecikmeler yaşandığı bildiriliyor.
Hatay'ın yanı sıra Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya gibi illerde de konteyner kentlerin kaldırılmasına yönelik planlamalar yapılıyor. Bu planlamaların, ani ve vatandaşların görüşü alınmadan yapılmaması gerektiği konusunda uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Afet yönetimi uzmanları, geçici barınma alanlarının, kalıcı konut teslimatı tamamlanmadan boşaltılmasının insani krizlere yol açabileceğini vurguluyor.
Öte yandan, depremzedelerin bir kısmı kendi imkânlarıyla konut kiralamak zorunda kalmış durumda. Kiralık konut fiyatlarının fahiş şekilde artması, kira yardımlarını aşıyor. Bu durum, depremzedelerin ekonomik yükünü artırıyor. Tahliye kararıyla birlikte bu yükün daha da büyüyeceğinden endişe ediliyor.
Hatay'daki gelişmeler, deprem sonrası yeniden inşa sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Depremzedelerin taleplerinin dikkate alınmasışart. Aksi takdirde, toplumsal huzursuzluğun artması kaçınılmaz görünüyor. Yetkililerin, depremzedelerle doğrudan iletişim kurarak, tahliye planını şeffaf bir şekilde paylaşması ve mağduriyetlerin giderilmesi için adım atması büyük önem taşıyor.