Anayasa Mahkemesi (AYM), 10 yıl önce Ankara Merasim Sokak'ta 29 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının hükümlüsü Muharrem Canikli hakkında dikkat çeken bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, Canikli'nin Tekirdağ Cezaevi'nde kelepçeli olarak hastaneye götürülmesini ve muayene edilmesini 'kötü muamele yasağı'nın ihlali olarak değerlendirdi. Karar, ceza infaz sisteminde kelepçe kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olayın geçmişi ve başvuru süreci
Muharrem Canikli, 2015 yılında Ankara Merasim Sokak'ta meydana gelen bombalı saldırı nedeniyle müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezaevi koşullarında sağlık sorunları yaşayan Canikli, bir hastaneye sevk edilmek istedi. Ancak sevk sırasında ellerine kelepçe takıldı ve muayene esnasında da kelepçeler çıkarılmadı. Canikli, bu durumun insan onurunu zedelediği gerekçesiyle AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.
Başvuruda, kelepçeli muayenenin tıbbi müdahaleyi zorlaştırdığı ve psikolojik baskı oluşturduğu ileri sürüldü. AYM, yaptığı değerlendirmede 'hastane ortamında kaçma veya saldırı riski bulunmadığı halde kelepçe takılmasının ölçüsüz olduğu' sonucuna vardı.
Kararın gerekçesi ve hukuki boyutu
AYM, kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesine (işkence ve kötü muamele yasağı) atıfta bulundu. Kararda, 'Hükümlünün hastaneye götürülmesi sırasında ve muayene esnasında kelepçelenmesi, asgari insani onur seviyesinin altında bir muamele teşkil etmektedir' ifadeleri yer aldı. Mahkeme, kelepçe kullanımının mutlaka somut bir risk değerlendirmesine dayanması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca kararda, Canikli'nin terör suçundan hükümlü olmasının tek başına yüksek güvenlik tedbiri için yeterli olmadığı belirtildi. 'Hükümlünün geçmişteki eylemleri, hastane ortamında saldırı veya kaçma girişiminde bulunacağına dair elle tutulur bir kanıt sunmamaktadır' denildi.
Cezaevi uygulamaları ve tartışmalar
Türkiye'de cezaevlerinde mahkumların hastaneye sevklerinde sıklıkla kelepçe kullanılıyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında 450 binden fazla hastane sevki gerçekleşti ve bunların büyük çoğunluğunda kelepçe takıldı. İnsan hakları örgütleri, bu uygulamanın mahkumların sağlık haklarına erişimini engellediğini savunuyor.
ATSAM (Adli Tıp ve Sağlık Hukuku Derneği) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gündüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde 'kelepçeli muayene sırasında kan basıncı, nabız gibi vital bulguların sağlıklı ölçülemediğini, bu durumun yanlış tanı ve tedaviye yol açabileceğini' belirtti. Öte yandan güvenlik yetkilileri, özellikle terör ve organize suç hükümlülerinde kaçma riskine karşı kelepçenin zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Kararın yansımaları
AYM'nin bu kararı, benzer durumdaki diğer hükümlüler için de emsal niteliği taşıyor. Kararın ardından cezaevi idarelerinin sevk prosedürlerini gözden geçirmesi bekleniyor. Adalet Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, bazı hukukçular kararın infaz sisteminde reform ihtiyacını ortaya koyduğunu söylüyor.
Bu gelişme, Türkiye'de cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve insan hakları standartlarına uyumu açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak kararın uygulamaya nasıl yansıyacağı ve benzer durumdaki tüm hükümlüler için geçerli olup olmayacağı merak ediliyor.