İran Devrim Muhafızları Ordusu, dün gece Kuveyt'te bulunan bir ABD hava üssüne yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediklerini duyurdu. Saldırı, Bender Abbas kentinde İran'a ait bir askeri tesise yapılan saldırıya misilleme olarak gerçekleştirildi. Kuveyt hükümeti, ülkenin kuzeyindeki ABD üssünün hedef alındığını doğrularken, can kaybı olup olmadığı henüz bilinmiyor.
Saldırının Detayları
İran resmi haber ajansına göre, Devrim Muhafızları Havacılık Birimi, gece saat 02.00 sıralarında Kuveyt'teki El-Cabir Hava Üssü'ne onlarca füze ve kamikaze drone ile saldırı düzenledi. Saldırıda kullanılan füzelerin Şahab-3 tipi olduğu belirtilirken, insansız hava araçlarının ise Şahid-136 modeli olduğu ifade edildi. Kuveyt Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin bir kısmını etkisiz hale getirdiğini ancak bazı mühimmatın üsse isabet ettiğini açıkladı. Bölgeden gelen ilk görüntülerde, üs üzerinde yükselen dumanlar ve peş peşe patlama sesleri duyuldu.
Arka Plan ve Tepkiler
Saldırı, iki gün önce İran'ın güneyindeki Bender Abbas'ta bir Devrim Muhafızları karargahına düzenlenen ve 7 askerin ölümüne yol açan patlamanın ardından geldi. İran, bu saldırıdan ABD ve müttefiklerini sorumlu tutmuştu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) henüz resmi bir açıklama yapmazken, Beyaz Saray'dan bir yetkili "saldırıyı kınadıklarını ve uygun yanıtı vereceklerini" belirtti. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İran'ın büyükelçisini çağırarak sert protesto notası verdi. Bölgedeki diğer ülkeler ise tansiyonun düşürülmesi için çağrı yaptı.
Bölgesel Etkiler
Uzmanlar, bu saldırının Körfez bölgesinde yeni bir çatışma dalgası başlatabileceği uyarısında bulunuyor. İran'ın son yıllarda artan füze ve drone kabiliyeti, ABD üslerini daha kırılgan hale getirdi. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de İran'ın eylemlerine karşı ortak savunma mekanizmalarını devreye sokmayı değerlendiriyor. Türkiye ise taraflara itidal çağrısı yaparken, bölgedeki krizin daha da derinleşmesinden endişe duyduğunu açıkladı. Bu gelişme, İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuz mücadelesi bağlamında, uluslararası toplumun dikkatini yeniden Orta Doğu'ya çevirdi.