Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve çeşitli üniversitelerin iklim bilimcileri, 2026 yazı için endişe verici bir tablo çiziyor. Küresel sıcaklıkların sanayi öncesi döneme göre 1,5 santigrat derece eşiğini aşması beklenirken, Türkiye’nin özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında termometrelerin mevsim normallerinin 8-10 derece üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar, bu durumun sadece konforu değil, tarım ve enerji arzını da tehdit ettiğini vurguluyor.
Küresel ısınma Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, yaptığı açıklamada, “Son 10 yılda kaydedilen en sıcak yılların tamamı 2015 sonrasına ait. 2026’da El Niño etkisinin de devreye girmesiyle sıcaklık rekorları kırılabilir” dedi. Şen, özellikle İç Anadolu’da kuraklık riskinin arttığını, kıyı şeridinde ise nem oranının yükselmesiyle hissedilen sıcaklığın daha da fazla olacağını belirtti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uzun vadeli modellerine göre, mayıs-eylül dönemi boyunca ortalama sıcaklıkların 28-32 santigrat derece arasında seyretmesi bekleniyor.
Tarım ve enerji sektörleri tehdit altında
Yüksek sıcaklıklar, tarımsal üretimde verim kaybına yol açarken, sulama suyu ihtiyacını da artıracak. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Baki Remzi Suiçmez, “Özellikle buğday, mısır ve pamuk gibi stratejik ürünlerde ciddi rekolte düşüşü öngörüyoruz. Çiftçilerimizin erken uyarı sistemlerine ve dayanıklı tohumlara yönlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu. Enerji sektöründe ise artan soğutma talebi nedeniyle elektrik tüketiminin zirve yapması bekleniyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yetkilileri, şebeke altyapısının yüksek talebi karşılayabilmesi için yedek kapasite planlaması yaptıklarını açıkladı.
Sağlık ve yaşam için önlemler
Aşırı sıcaklar, özellikle kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar için hayati risk taşıyor. Sağlık Bakanlığı, valiliklere gönderdiği genelgede, sıcak hava dalgası durumunda vatandaşların güneşin dik olduğu saatlerde dışarı çıkmaması, bol su tüketmesi ve klimalı ortamlarda bulunması uyarısında bulundu. Belediyeler ise serinleme alanları oluşturma ve açık hava etkinliklerini yeniden düzenleme çalışmalarına başladı.
Özetle, 2026 yazı Türkiye için sadece bir sıcak hava dalgası değil, aynı zamanda iklim değişikliğinin gündelik hayata ve ekonomiye doğrudan yansıdığı bir dönüm noktası olacak. Uzmanlar, bireysel ve kurumsal düzeyde alınacak önlemlerin önemine dikkat çekerken, küresel ölçekte emisyon azaltımı konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.