İran basını, ABD ile İran arasında müzakere edilen 14 maddelik mutabakat zaptı taslağına dair yeni bilgiler paylaştı. Taslağın, füze programını kapsamadığı, yalnızca nükleer ve ekonomik konulara odaklandığı belirtiliyor. Tahran yönetimi, bu kapsamda uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirilmesi ve uluslararası denetimlerin artırılması karşılığında ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngören bir çerçeve üzerinde çalışıyor.
Mutabakatın ana hatları
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, taslak metin şu başlıkları içeriyor: İran'ın nükleer programının barışçıl amaçlarla sınırlandırılması, IAEA denetimlerine tam uyum, petrol ve doğalgaz ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılması, bankacılık ve finansal işlemlerin serbestleştirilmesi. Füze kabiliyetleri ise müzakere dışı bırakıldı.
Taslakta ayrıca, İran'ın yüzde 60 seviyesindeki uranyum zenginleştirme oranını düşürmesi öngörülüyor. Buna karşılık ABD, İran Merkez Bankası üzerindeki yaptırımları gevşetmeyi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını taahhüt ediyor.
Tarafların pozisyonları
ABD yönetimi, İran'ın nükleer faaliyetlerine kalıcı sınırlamalar getirilmesi konusunda ısrarcı. Beyaz Saray sözcüsü, mevcut müzakerelerin kapsamının füze programını içermediğini doğruladı. İranlı diplomatlar ise, ekonomik fayda sağlanmadığı takdirde anlaşmanın uygulanamayacağını vurguluyor.
Uzmanlar, özellikle İran'ın balistik füze envanteri ve bölgesel nüfuzu gibi konuların dışarıda bırakılmasının ABD içinde siyasi tartışmalara yol açabileceğine dikkat çekiyor. 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) ABD'nin çekilmesinin ardından iki ülke arasındaki güven bunalımı, yeni bir anlaşmanın önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Ekonomik beklentiler
İran'ın ham petrol ihracatı son aylarda günlük 1,5 milyon varile yaklaşırken, yaptırımların hafifletilmesiyle bu rakamın 3 milyon varile çıkması bekleniyor. Ekonomistler, anlaşmanın İran enflasyonunu kontrol altına almada ve döviz rezervlerini artırmada kritik rol oynayacağını belirtiyor. Ancak, ABD Kongresi'ndeki muhafazakar kanat, füze programının anlaşma dışı bırakılmasını “taviz” olarak nitelendiriyor.
Özellikle Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleri, sürecin başarıya ulaşması için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Nükleer Enerji Ajansı (IAEA) da İran'daki doğrulama faaliyetlerinin artırılmasına hazır olduğunu açıkladı.
Bağımsız değerlendirmelere göre, mevcut taslak 2015 anlaşmasının yeniden canlandırılmasına benzer bir yapı sunarken, füze programının dışarıda bırakılması kısa vadede ABD-İran ilişkilerinde yumuşama sağlayabilir. Ancak bölgesel aktörler İsrail ve Suudi Arabistan, İran'ın askeri kabiliyetlerinin sınırlandırılmamasına itiraz ediyor. Uzun vadede, nükleer dosyaya getirilecek çözümün, İran'ın bölgedeki rolüne dair daha geniş bir güvenlik mimarisini de gerektirdiği unutulmamalıdır.