İstanbul Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli hakim Aslı Kahraman'ı 8 Nisan 2024 tarihinde makam odasında silahla vurarak ağır yaralayan savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan'ın ikinci duruşması yapıldı. Mahkemedeki esas hakkındaki mütalaasında savcı, Kılıçaslan'ın 'kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs', 'cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal' ve 'ruhsatsız silah taşıma' suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.
Olayın arka planı
Olay, 8 Nisan 2024 sabahı Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde meydana geldi. Adliye içinde silahla dolaşan Kılıçaslan, hakim Kahraman'ın odasına giderek kısa bir süre tartıştıktan sonra ateş etti. Ağır yaralanan Kahraman hastaneye kaldırılırken, Kılıçaslan olay yerinde gözaltına alındı. Soruşturma sürecinde, Kılıçaslan'ın daha önce Kahraman'ın kararlarına itiraz ettiği ve olaydan bir hafta önce de tartıştıkları öğrenildi.
Duruşma ve mütalaa
İkinci duruşmada, mütalaasını açıklayan savcı, Kılıçaslan'ın eyleminin ''tasarlanmış'' olduğunu vurguladı. Savcı, ''Sanık, adliye binasına silahla girmiş, doğrudan hakim Aslı Kahraman'ın odasına yönelmiş ve sonrasında da ateş etmiştir. Bu, bir kaza veya ani bir patlama değil, planlı bir saldırıdır'' dedi. Mütalaada, Kılıçaslan hakkında 'kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğer suçlardan da toplamda 15 yıla kadar hapis cezası istenildi.
Tepkiler ve yargı süreci
Duruşmayı izleyen Adalet Bakanlığı yetkilileri ve yargı mensupları, olayın yargı bağımsızlığına doğrudan bir saldırı olduğunu belirtti. Türkiye Barolar Birliği ve çeşitli hukuk örgütleri, yargı mensuplarının güvenliğinin artırılması çağrısı yaptı. Mahkeme, duruşmayı erteledi ve Kılıçaslan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma tarihi henüz açıklanmadı.
Toplumsal etki ve değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de yargı mensuplarının maruz kaldığı şiddet ve tehditleri yeniden gündeme getirdi. Yargı bağımsızlığı ve güvenliği, demokratik bir hukuk devletinin temel taşlarından biridir. Olay, sadece bir bireysel suç değil, aynı zamanda yargı sistemine yönelik bir saldırıdır. Adalet Bakanlığı'nın adliye binalarında güvenlik önlemlerini artırması ve benzer olayların önüne geçilmesi için kapsamlı bir çalışma yapması beklenmektedir.