ABD ile İran arasında ateşkes ve barış müzakerelerinin hız kazandığı bir dönemde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda askeri varlığını artıracağını duyurdu. Bu adım, bölgede yeniden tansiyonun yükselmesine neden olurken, uzmanlar krizin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor. CENTCOM açıklamasında, bölgedeki deniz güvenliğini sağlama gerekçesiyle ek savaş gemileri ve keşif uçaklarının konuşlandırılacağı belirtildi. İran ise bu hamleyi "provokasyon" olarak nitelendirdi.
Hürmüz'de yeni askeri yığınak
ABD Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'na ek olarak bir Arleigh Burke sınıfı muhrip ve bir denizaltı konuşlandırılacağını doğruladı. Yetkili, "Bu, ticari gemilerin serbest geçişini güvence altına almak için rutin bir önlem" dedi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani, söz konusu adımın barış sürecine zarar verdiğini savundu: "ABD, müzakere masasında bir yandan ateşkes dilini kullanırken, diğer yandan askeri varlığını artırarak güvenilirliğini sorgulatıyor."
Bölgede son haftalarda İran Devrim Muhafızları'na ait sürat botlarının ABD savaş gemilerine yakın manevralar yapması, gerilimi zaten yüksek tutuyordu. CENTCOM verilerine göre, 2024 yılı başından bu yana Hürmüz Boğazı'nda 20'den fazla "güvensiz yaklaşma" vakası kaydedildi. Bu sayı, 2023'ün aynı dönemine göre yüzde 30 artış gösterdi. Uzmanlar, ABD'nin yeni konuşlandırmasının bu tür olayları daha da tetikleyebileceği görüşünde.
Barış müzakereleri gölgede kaldı
Hürmüz'deki gerginlik, ABD ile İran arasında Umman ve Katar arabuluculuğunda devam eden barış görüşmelerini gölgede bıraktı. İki ülke heyetleri, geçtiğimiz hafta Muskat'ta bir araya gelmişti. Görüşmelerde, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması ve bölgesel güvenlik garantileri masaya yatırılmıştı. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini söylemiş ancak ABD'nin "somut adımlar" atması gerektiğini vurgulamıştı. CENTCOM'un hamlesi, bu somut adım atmosferini zedelerken, İran'da müzakere karşıtı kesimlerin elini güçlendirdi. Tahran Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler profesörü Dr. Mehdi Sanaei, "ABD, askeri güçle diplomatik ilerlemeyi aynı anda yürütmeye çalışıyor. Bu, İran'da güvensizliği derinleştiriyor. Her iki taraf da krizden çıkmak istiyorsa, askeri adımları durdurmalı" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel yansımalar ve uluslararası tepkiler
Hürmüz Boğazı'ndaki tırmanma, küresel enerji piyasalarını da tedirgin ediyor. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki herhangi bir çatışma, petrol fiyatlarını hızla yukarı çekebilir. Brent petrol, haberin ardından varil başına 85 dolara yükseldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya Dışişleri Bakanlığı, "ABD'nin sorumsuz eylemleri bölgesel barışı tehdit ediyor" açıklamasında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, CENTCOM'un kararını "endişe verici" olarak nitelendirdi ve diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Öte yandan, İran medyası, ABD'nin hamlesini "Tahran üzerindeki askeri baskıyı artırma girişimi" olarak yorumlarken, ülke genelinde düzenlenen protestolarda ABD bayrakları yakıldı. İran ordusu, Hürmüz Boğazı'nda hava savunma tatbikatı yapacağını duyurarak karşılık verdi. Görünüşe göre, ateşkes ve barış söyleminin gölgesinde, Hürmüz'deki kriz daha da derinleşiyor. Tarafların bir adım geri çekilmemesi halinde, bölgesel bir sıcak çatışma ihtimali dışlanamaz.