Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması, Tayvan Boğazı'nda 'özel bir deniz operasyonu' başlattığını duyurdu. Pekin yönetimi, Japonya ve Filipinler'in deniz sınırlarını belirlemeye yönelik diplomatik girişimlerine sert tepki gösteriyor. Operasyonun, bölgedeki egemenlik haklarını korumak amacıyla başlatıldığı belirtiliyor.
Japonya-Filipinler görüşmeleri Pekin'i kızdırdı
Japonya ve Filipinler, geçen hafta Manila'da deniz sınırlarının belirlenmesi konusunda bir dizi görüşme gerçekleştirdi. İki ülke, Güney Çin Denizi'ndeki ortak çıkarlarını koordine etmek ve Çin'in genişlemeci politikalarına karşı birlikte hareket etmek amacıyla bir araya geldi. Görüşmelerde, özellikle Filipinler’in 200 deniz mili genişliğindeki münhasır ekonomik bölgesinin (MEB) sınırlarının netleştirilmesi ve Japonya’nın bu bölgedeki balıkçılık faaliyetlerinin düzenlenmesi ele alındı. Pekin yönetimi, bu görüşmeleri 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi ve bölgedeki egemenlik haklarının ihlal edildiğini savundu.
Çin Donanması'nın 'özel operasyon' hamlesi
Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Wu Qian, yaptığı açıklamada, 'Tayvan Boğazı'nda başlatılan özel deniz operasyonu, Çin'in egemenlik ve toprak bütünlüğünü koruma kararlılığının bir göstergesidir. Herhangi bir dış müdahale veya kışkırtmaya izin vermeyeceğiz' dedi. Operasyon kapsamında, Çin Donanması'na ait savaş gemileri ve denizaltıların Tayvan Boğazı'nda devriye görevi yaptığı, ayrıca bazı adalar çevresinde askeri tatbikatlar düzenlendiği bildirildi. Tayvan Savunma Bakanlığı ise Çin'in bu hamlesini 'provokasyon' olarak değerlendirdi ve bölgedeki hava ve deniz sahalarını yakından izlediklerini açıkladı.
Bölgesel güç dengeleri ve uluslararası tepkiler
Tayvan Boğazı, dünyanın en kritik deniz geçiş yollarından biri olarak kabul ediliyor. Çin, Tayvan'ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görürken, Tayvan yönetimi ve bazı uluslararası aktörler adanın bağımsız bir statüye sahip olduğunu savunuyor. ABD, Japonya ve Filipinler gibi ülkeler, bölgede serbest deniz ticareti ve seyrüsefer hakkının korunması gerektiğini vurguluyor. Washington, Çin'in tek taraflı eylemlerine karşı 'itidal' çağrısı yaparken, Tokyo ve Manila ise Pekin'in hamlelerini endişeyle karşıladı. Uzmanlar, Çin'in bu operasyonunun bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebileceği ve Tayvan Boğazı'nın bir çatışma alanı haline gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Geçmişten günümüze Tayvan Boğazı krizi
Tayvan Boğazı, Soğuk Savaş döneminden bu yana iki büyük krize sahne oldu. 1954-55 ve 1958 yıllarında yaşanan Tayvan Boğazı krizlerinde Çin, Tayvan'ı kontrol altına almak için askeri müdahalede bulunmuş, ABD ise bölgeye uçak gemileri göndermişti. Son yıllarda Çin, Tayvan üzerindeki iddialarını sıklaştırarak askeri tatbikatlar düzenliyor ve adayı çevreleyen hava sahasında devriye uçuşları yapıyor. Japonya ve Filipinler ile yaşanan son anlaşmazlık, Çin'in bölgedeki egemenlik politikalarını daha da sertleştirmesine neden oldu.
Bağımsız değerlendirmeler, Çin'in bu hamlesinin hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma güç gösterisi yapma amacı taşıdığını ortaya koyuyor. Öte yandan, bölgedeki askeri hareketliliğin artması, yanlış hesaplamalar sonucu sıcak bir çatışmaya dönüşme riskini de beraberinde getiriyor. Tayvan Boğazı'nın istikrarı, yalnızca bölge ülkeleri için değil, küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından da hayati önem taşıyor.