Gazze'nin Deyr el-Belah kıyılarında pazartesi sabahı yaşanan trajik olayda, İsrail ordusu tarafından ateş açılması sonucu 15 yaşındaki Muhammed Musa Ebu Ciyab şehit oldu. Olay, balık avlamak için denize açılan bir grup Gazzeli balıkçının hedef alınmasıyla meydana geldi. Aksa Şehitleri Hastanesi yetkilileri, çocuğun vücuduna isabet eden mermiler sonucu hayatını kaybettiğini doğruladı. Bölgede uzun süredir devam eden abluka nedeniyle balıkçılar, geçimlerini sağlamak için her gün risk almak zorunda kalıyor.
Saldırı Anı ve Görgü Tanıkları
Olay sırasında denizde bulunan diğer balıkçılar, İsrail savaş gemilerinin aniden ateş açtığını belirtti. Görgü tanıklarından 42 yaşındaki Halid Ebu Hassanein, "Sessiz bir sabah bekliyorduk, birden silah sesleri duyduk. Muhammed ağır yaralıydı, arkadaşları onu kıyıya çıkardı ama kurtarılamadı" dedi. Saldırının ardından İsrail ordusundan resmi bir açıklama yapılmazken, Filistinli yetkililer olayı "planlı bir katliam" olarak nitelendirdi.
Gazze'de Balıkçılık ve Ablukanın Etkileri
İsrail'in 2007'den bu yana uyguladığı kara, hava ve deniz ablukası, Gazze'deki balıkçılık sektörünü derinden etkiledi. Oslo Anlaşmaları'na göre balıkçıların 20 deniz miline kadar açılmasına izin verilirken, İsrail bu mesafeyi fiilen 3-6 mile düşürdü. Birleşmiş Milletler verilerine göre, abluka nedeniyle Gazze'deki balıkçı sayısı 3500'den 1500'e gerilerken, binlerce aile geçim kaynağını kaybetti. Muhammed'in ailesi de balıkçılıkla uğraşan yoksul ailelerden biriydi.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Olay, uluslararası platformlarda geniş yankı uyandırdı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail ordusunun sivillere yönelik saldırılarının savaş suçu olabileceğini belirten bir rapor yayımladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, konuyu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taşıyacağını duyurdu. Ancak İsrail, askeri operasyonlarının "terör tehdidine karşı" olduğunu savunarak bu tür suçlamaları reddediyor.
15 Yaşındaki Muhammed'in Ardından
Muhammed Musa Ebu Ciyab, Deyr el-Belah mülteci kampında yaşayan dört çocuklu bir ailenin en küçük oğluydu. Komşuları, onun ailesine destek olmak için balıkçılığa başladığını ve okula gidemediğini anlattı. Cenazesi, saldırıdan bir gün sonra yüzlerce kişinin katılımıyla toprağa verildi. Filistin yönetimi, olayın protesto edilmesi için genel grev çağrısı yaptı.
Bu vahşet, Gazze'de her gün yaşanan insanlık dramının sadece bir yüzü. Uluslararası toplumun sessizliği, bu tür saldırıların cezasız kalmasına neden oluyor. Asıl sorun, İsrail'in sistematik ablukası ve Filistinlilerin temel haklarından mahrum bırakılması. Bir çocuğun daha cansız bedeninin sahile vurması, bu döngünün ne kadar acımasız olduğunu gösteriyor. Umut, uluslararası mekanizmaların bu zalimlikleri durdurması ve adaletin tesis edilmesidir.