Bolu Grand Kartal Otel yangınında annesi, ağabeyi ve yeğenini kaybeden Oktay Akişli'nin, bakanlık yetkililerinin de yargılanması talebiyle 11 Temmuz'da Bolu'dan başlattığı 186 kilometrelik '78 Can İçin Adalet Yürüyüşü', bugün Ankara Ulus'ta noktalanıyor. Yürüyüşe zaman zaman eşlik eden diğer aile fertleri ve destekçilerle birlikte Akişli, yangında hayatını kaybeden 78 kişi için adalet arayışını sürdürüyor.
Yürüyüşün Detayları ve Talepler
Oktay Akişli, 11 Temmuz'da Bolu Cumhuriyet Meydanı'ndan yola çıkarak, 186 kilometrelik zorlu bir rotayı tamamlamak üzere Ankara'ya ulaştı. Yürüyüş boyunca Akişli'ye, yangında yakınlarını kaybeden diğer aileler ve sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Yürüyüşün en önemli talebi, yangın faciasına ilişkin soruşturmanın genişletilmesi ve dönemin bakanlık yetkililerinin de yargılanması. Akişli, adalet çağrısını sık sık '78 can için hesap sorulsun' sloganıyla dile getirdi.
Yangın Faciasının Ardından Gelişmeler
Bolu Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2024'te meydana gelen yangın, 78 kişinin hayatını kaybetmesine ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açmıştı. Facianın ardından başlatılan soruşturma kapsamında otel işletmecileri ve bazı yerel yetkililer tutuklanmıştı. Ancak Akişli ve diğer aileler, soruşturmanın eksik olduğunu, üst düzey bürokratların ve bakanlık yetkililerinin de ihmali bulunduğunu savunuyor. Yürüyüş, bu nedenle yalnızca bir anma etkinliği değil, aynı zamanda adalet talebinin sembolik bir eylem olarak öne çıkıyor.
Akişli, yürüyüş boyunca yaptığı açıklamalarda, 'Ne otel sahipleri ne de denetimden sorumlu olanlar gereken cezayı almadı. Bizim için her canın hesabı sorulana kadar mücadele devam edecek' ifadelerini kullandı. Yürüyüşün son gününde Ankara Ulus'ta düzenlenecek basın açıklamasına, bazı milletvekilleri ve sivil toplum temsilcilerinin de katılması bekleniyor.
Bağlam ve Değerlendirme
Bolu otel yangını, Türkiye'de iş güvenliği ve denetim eksikliklerini bir kez daha gündeme taşıyan trajedilerden biri oldu. Oktay Akişli'nin yürüyüşü, bireysel bir adalet arayışının ötesinde, kamuoyunda benzer ihmallerin tekrarlanmaması için bir uyarı niteliği taşıyor. Yangın sonrası yapılan düzenlemelerin yetersiz olduğu eleştirileri sürerken, yürüyüşün başkentte sona ermesi, taleplerin siyasi arenada daha geniş yankı bulmasına yol açabilir. Toplumsal hafızada yer eden bu tür eylemler, hukuki süreçlerin yanı sıra kamu vicdanında da adaletin tesisine katkı sağlıyor.