15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ mensubu hainlerin milletin silahını yine millete doğrulttuğu ilk anlarda, İstanbul'un meydanlarına ve köprülerine akın ederek darbecilere geçit vermeyen kahraman gaziler, o gün yaşadıklarını anlattı. Gaziler, o gece İstanbul'da vatan savunması için sokağa çıktıklarını ve darbecilere karşı koyduklarını belirterek, yaşadıkları o anların gururunu ilk günkü gibi taşıdıklarını ifade etti.
Millet iradesine sahip çıkan kahramanlar
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, o gece yaşananlar hafızalardan silinmedi. İstanbul'da Boğaziçi Köprüsü'nde, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde, Taksim Meydanı'nda ve diğer kritik noktalarda toplanan binlerce vatandaş, tankların önüne yatarak, kurşunların üzerine giderek darbecilere karşı koydu. Bu mücadele sırasında yaralanan gaziler, o geceki kararlılıklarını ve inançlarını her fırsatta dile getiriyor.
Gazilerden unutulmaz anılar
Gazilerden biri, o geceyi şu sözlerle anlattı: 'Beni oraya götüren vatan sevgisiydi. Silah seslerini duydukça daha da ileri gittik. Ne tanktan korktuk ne de kurşundan. Millet olarak bir olduk, beraber olduk.' Bir diğer gazi ise 'O gece ölümden korkmadık, sadece vatanımızın bölünmesinden korktuk. Allah bize o günleri bir daha göstermesin ama gerektiğinde yine aynı şekilde mücadele ederiz' dedi.
15 Temmuz'un önemi ve toplumsal hafıza
15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı darbe girişimlerinden biri olarak kayıtlara geçti. FETÖ terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen bu kalkışma, milletin sivil direnişi sayesinde engellendi. O gece 251 vatandaşımız şehit oldu, 2 bin 196 kişi yaralandı. Kahraman gaziler, milli iradenin zaferinin simgeleri olarak her yıl düzenlenen anma törenlerinde onurlandırılıyor. Türkiye, bu vesileyle demokrasiye sahip çıkmanın önemini bir kez daha hatırlıyor.
15 Temmuz gecesi İstanbul'da yaşananlar, sadece bir darbe girişiminin püskürtülmesi değil, aynı zamanda milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesinin de en somut örneğidir. Gazilerimiz, bu iradenin temsilcileri olarak genç kuşaklara aktarılmaya devam ediyor. Unutulmamalıdır ki demokrasi ve özgürlükler, ancak onu savunacak insanlar varsa yaşayabilir.