Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsü'nde darbecilere karşı omuz omuza direnen iki kardeşten ağabeyi şehit düşerken, kardeşi Oğuz Ayanoğlu gazi oldu. O gece yaşananları ilk kez tüm detaylarıyla anlatan Ayanoğlu, vatan savunmasının en çarpıcı örneklerinden birini gözler önüne serdi.
O gece köprüde yaşananlar
15 Temmuz gecesi saatler 22.00 sıralarında Boğaziçi Köprüsü'nde başlayan darbe girişimi, halkın sokaklara dökülmesiyle büyük bir direnişe dönüştü. Oğuz Ayanoğlu ve ağabeyi de o kalabalık arasında yerini aldı. Ellerinde Türk bayrakları, darbecilere 'Bu vatanı size vermeyeceğiz' diye haykırdılar. Ancak tankların ve silahların gölgesinde başlayan çatışmada ağabeyi vurularak şehit oldu. Oğuz Ayanoğlu ise ağır yaralandı, uzun süre hastanede tedavi gördü.
Yaşadıklarını anlatan Ayanoğlu, 'O gece bir an bile tereddüt etmedik. Vatanımız için canımızı vermeye hazırdık. Ağabeyim şehit oldu, ben gazi oldum. Ama keşke herkes o gece bizim gibi cesur olabilseydi' dedi. Gözyaşları içinde geçen anlatımda, köprüdeki o anların hala gözlerinin önünde olduğunu söyledi.
Şehit ağabeyinin ardından
Şehit ağabeyinin adı, o geceden sonra birçok yerde anıldı. Ailesi, onun kahramanlığını unutturmamak için çeşitli etkinlikler düzenledi. Oğuz Ayanoğlu, 'Ağabeyim benim için bir kahramandı. Onun adını yaşatmak benim görevim' dedi. Şehidin adının verildiği bir okul ve cadde, onun mirasını gelecek nesillere taşıyor.
Darbe girişiminin yıldönümlerinde düzenlenen anma törenlerine katılan Ayanoğlu, her seferinde o geceyi yeniden yaşıyor. 'İnsanlar bana 'Gazi' dediğinde gururlanıyorum ama ağabeyimin yokluğu içimi acıtıyor' ifadelerini kullandı. Ona göre, bu vatan için canını veren herkes unutulmamalı.
Toplumsal hafıza ve bağımsız değerlendirme
15 Temmuz, Türkiye'nin yakın tarihinde demokrasiye sahip çıkışın en somut örneklerinden biridir. Boğaziçi Köprüsü'nde canını ortaya koyan bu iki kardeşin hikayesi, aslında binlerce isimsiz kahramanın ortak destanını temsil eder. O gece darbecilere karşı omuz omuza duran halk, devletin tüm kurumlarıyla birlikte iradesini ortaya koymuştur. Ancak bu tür travmatik olayların toplumsal hafızada taze tutulması, benzer girişimlerin tekrarlanmaması için hayati önem taşır. Oğuz Ayanoğlu'nun anlattıkları, sadece bir ailenin acısını değil, aynı zamanda bir milletin direnişini de yansıtmaktadır.