Zorunlu trafik sigortasında köklü bir değişikliğe gidiliyor. 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yeni düzenleme ile sigorta şirketleri, kaza yapan araçlar için Maddi Zararlar Teminatı kapsamında hasar bedeli ve değer kaybını karşılamak zorunda olacak. Bu düzenleme, araç sahiplerini ve sigorta sektörünü yakından ilgilendiriyor.
Yeni sistemde neler değişiyor?
Mevcut uygulamada, trafik sigortası poliçeleri genellikle karşı tarafın maddi hasarını karşılarken, kazaya karışan aracın kendi hasarı teminat dışı kalıyordu. Yeni düzenleme ile Maddi Zararlar Teminatı, kaza sonucu araçta oluşan fiziksel hasarın yanı sıra, aracın piyasa değerindeki kaybı da kapsayacak. Bu sayede sigortalılar, kaza sonrası araçlarının değer kaybını da talep edebilecek.
Sigorta primlerine etkisi ne olacak?
Uzmanlara göre, teminat kapsamının genişlemesi sigorta primlerinde artışa yol açacak. Ancak SEDDK (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) bu artışın kontrollü olmasını ve tüketici mağduriyetinin önlenmesini hedefliyor. Yeni düzenleme ile birlikte sigorta şirketlerinin hasar ödeme yükümlülüğü artarken, sektörde rekabetin de yoğunlaşması bekleniyor.
Hasar tespit ve ödeme süreci nasıl işleyecek?
Yeni dönemde, kaza sonrası hasar tespit süreci daha detaylı hale gelecek. Sigorta şirketleri, araçtaki hasarın yanı sıra değer kaybını da eksper raporuyla belirleyecek. Ödeme, hasar bedeli ve değer kaybı toplamı üzerinden yapılacak. Başvuru sürecinin ise diğer trafik sigortası başvurularıyla benzer olması planlanıyor.
Sektörden ilk tepkiler
Sigorta şirketleri, yeni düzenlemeye hazırlık için çalışmalara başladı. Türkiye Sigorta Birliği yetkilileri, sistemin altyapısının tamamlanmasının zaman alacağını ancak tüketici lehine önemli bir adım olduğunu belirtti. Tüketici dernekleri ise prim artışlarına karşı uyarılarda bulunarak, düzenlemenin takipçisi olacaklarını ifade etti.
Yeni düzenleme, Türkiye'de araç sahiplerini yakından ilgilendiriyor. 1 Temmuz 2026 öncesinde poliçe yenileyecek sürücülerin, değişiklikleri takip etmesi öneriliyor. Sektördeki bu köklü değişiklik, sigortacılık anlayışında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.