Ziraat Katılım, Türk katılım bankacılığı sektöründe bir ilki gerçekleştirerek, yurt dışından uygun maliyetlerle temin ettiği toplam 150 milyon USD tutarındaki iki ayrı sukuk ihracını Viyana Borsası’nda işlem görmeye başlattı. 3 yıl vadeli olan bu ihraçlar, bankanın uluslararası piyasalardaki varlığını güçlendirirken, Türkiye’nin katılım finansmanı alanındaki küresel entegrasyonuna da katkı sağlıyor.
Viyana Borsası’nda Tarihi Adım
Ziraat Katılım, Viyana Borsası’nda işlem görmeye başlayan sukuk ihraçlarıyla hem bankanın hem de Türk katılım bankacılığının uluslararası arenada erişimini genişletti. Söz konusu sukuklar, yatırımcılara faizsiz finansman prensiplerine uygun bir yatırım aracı sunarken, aynı zamanda Ziraat Katılım’ın fonlama kaynaklarını çeşitlendirme hedefinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Banka yetkilileri, bu ihraçların uluslararası yatırımcılar tarafından yoğun ilgi gördüğünü belirtiyor.
Viyana Borsası, Avrupa’nın önde gelen borsalarından biri olarak sukuk ve İslami finans ürünleri için de bir platform sağlıyor. Ziraat Katılım’ın burada işlem görmesi, Türk katılım bankacılığının Avrupa’daki görünürlüğünü artırırken, diğer katılım bankalarına da örnek teşkil ediyor. Bu adım, Türkiye’nin katılım finansmanı ekosisteminin uluslararası standartlarla uyumlu olduğunu göstermesi açısından da önemli.
Katılım Bankacılığında Büyüme Stratejisi
Ziraat Katılım’ın bu hamlesi, Türkiye’deki katılım bankacılığı sektörünün büyüme stratejisiyle de örtüşüyor. Son yıllarda katılım bankaları, hem yurt içinde hem de yurt dışında sukuk ihraçlarına ağırlık veriyor. 2023 yılı itibarıyla Türk katılım bankalarının toplam aktif büyüklüğü 1 trilyon TL’yi aşarken, sukuk ihraçları da bu büyümenin önemli bir itici gücü haline geldi.
Ziraat Katılım, daha önce de çeşitli vadelerde sukuk ihraçları gerçekleştirmişti. Ancak Viyana Borsası’nda işlem görmeye başlaması, bankanın yurt dışı piyasalardaki varlığını perçinledi. Bu sayede banka, daha geniş bir yatırımcı tabanına ulaşarak fonlama maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor. Uzmanlar, bu tür uluslararası işlemlerin Türkiye’nin kredi notu ve risk primine de olumlu yansıyabileceğini ifade ediyor.
Ziraat Katılım’ın bu başarısı, katılım bankacılığının sadece Türkiye’de değil, dünyada da artan bir ilgi gördüğünün bir göstergesi. İslami finans varlıklarının küresel olarak 4 trilyon doları aştığı bir dönemde, Türk katılım bankalarının bu pastadan daha fazla pay almak için uluslararası borsalarda yer alması stratejik bir öneme sahip.