Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, firari savcılar Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç’in yargılandığı davalarda 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme talep etti. Kumpas davalarında hedef alınan emekli askerler, bu talebe sert tepki gösterdi. Karar, kamuoyunda adalet arayışının sekteye uğratıldığı yönünde tartışmalara yol açtı.
Zamanaşımı Talebinin Ayrıntıları
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç hakkında yürütülen davalarda önemli bir adım attı. Başsavcılık, sanıkların firari olması nedeniyle 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davaların düşürülmesini istedi. Bu talep, dosyaların Yargıtay’daki temyiz incelemesi sırasında gündeme geldi. Söz konusu savcılar, 2013 yılında başlatılan ve “kumpas” olarak nitelendirilen soruşturmaların kilit isimleri arasında yer alıyordu. Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç, haklarında açılan davalardan kaçarak yurt dışına çıkmış, uzun süredir firari durumdaydı. Zamanaşımı talebi, savcıların yargılanmasının önünü kapatma riski taşıyor.
Kumpas Mağdurlarından Tepki
Kumpas davalarında mağdur edilen emekli askerler, zamanaşımı talebine sert tepki gösterdi. Bir dönem Balyoz, Ergenekon gibi davalarda tutuklanan ve uzun yıllar cezaevinde kalan isimler, bu talebin adaletsizlik olduğunu savundu. Emekli askerler, “Bu davaların zamanaşımına uğraması, yaşadığımız mağduriyetin üstünün örtülmesi anlamına gelir” diyerek tepkilerini dile getirdi. Mağdurlar, firari savcıların yargılanmasının sonuna kadar sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, zamanaşımı süresinin dolmasının, benzer kumpas girişimlerine cesaret verebileceği uyarısında bulundular.
Arka Plan: Kumpas Davaları Nedir?
Kumpas davaları, 2000’li yılların sonlarında ve 2010’ların başında Türkiye’nin gündemini uzun süre meşgul etti. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu savcı ve polislerin, ordu içindeki bazı subayları hedef alarak kurgusal delillerle davalar açtığı iddia edildi. Bu davalarda yüzlerce asker tutuklandı, birçok kişi uzun yıllar cezaevinde kaldı. 2016’daki darbe girişiminin ardından bu davaların kumpas olduğu yönünde kararlar çıkmaya başladı ve mağdurların bir kısmı beraat etti. Ancak sorumluların yargılanması sürecinde firari sanıklar nedeniyle dosyalar tıkandı. Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç de bu kapsamda aranan isimler arasında. Zamanaşımı talebi, bu dosyaların akıbetini belirleyecek kritik bir eşik olarak görülüyor.
Hukuki Süreç ve Muhtemel Sonuçlar
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın zamanaşımı talebi, Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilecek. Eğer daire, talebi kabul ederse, firari savcılar hakkındaki davalar düşecek. Bu durumda, sanıklar hakkında verilmiş herhangi bir mahkûmiyet kararı varsa, bu kararlar da ortadan kalkacak. Hukukçular, zamanaşımının firari sanıklar için nasıl işlediği konusunda farklı görüşlere sahip. Bazı uzmanlar, firari sanıkların zamanaşımından yararlanamayacağını savunurken, mevcut yasa metinleri firar durumunda zamanaşımının durmayacağını öngörüyor. Bu nedenle Başsavcılık’ın talebi, hukuki açıdan tartışmalı. Öte yandan, mağdur avukatları, zamanaşımı süresinin dolmadığını, çünkü dosyaların 2016 sonrasında yeniden açıldığını öne sürüyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, Yargıtay’ın vereceği karara bağlı.
Kamuoyunda ise karar bekleniyor. Kumpas mağdurları, adaletin tecelli etmesi için zamanaşımı talebinin reddedilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, Türkiye’nin yakın tarihinde karanlık bir sayfanın kapanmadan kalacağını ifade ediyorlar. Bu dava, sadece bireysel mağduriyetlerin değil, aynı zamanda yargı bağımsızlığının ve hukuk devletinin bir sınavı olarak görülüyor.