İstanbul Boğazı'nda son günlerde yaşanan sıra dışı bir görüntü, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedilen ve sosyal medyada hızla yayılan görüntülerde, boğazın sularında salınan tabutlar görülüyor. Bu durum, hem yerel halkta hem de yetkililerde şaşkınlık ve endişe yaratırken, konuya ilişkin ilk açıklamalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan geldi. Yüzen tabutların neden ve nasıl suya bırakıldığı henüz bilinmezken, olayın arkasında dini bir ritüel mi, yoksa bir tür protesto mu olduğu tartışılıyor.
Yüzen Tabutların Görüldüğü Yerler ve İlk Tepkiler
İlk olarak 29 Ağustos 2026 tarihinde Beşiktaş açıklarında fark edilen yüzen tabutlar, kısa sürede farklı noktalarda da görülmeye başlandı. Görgü tanıkları, tabutların üzerinde herhangi bir isim ya da işaret bulunmadığını, ancak bazılarının Türk bayrağına sarılı olduğunu ifade etti. Bu durum, olayın bir terör eylemi mi yoksa sivil itaatsizlik mi olduğu sorularını gündeme getirdi. İstanbul Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, konunun titizlikle araştırıldığı ve gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı belirtildi. Açıklamada, "Boğaz'da tespit edilen cisimlerle ilgili olarak Sahil Güvenlik ekiplerimiz çalışmalarını sürdürmektedir. Şu ana kadar herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmamıştır" ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, İBB yetkilileri, tabutların şehir şirketlerine ait olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını, ancak henüz net bir bilgiye ulaşamadıklarını dile getirdi. Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, konuyla ilgili olarak Şehir Hatları ve deniz otobüslerinin seferlerinde herhangi bir aksama yaşanmadığını, ancak bazı seferlerde görülen tabutlar nedeniyle güvenlik şeridi oluşturulduğunu açıkladı.
Uzmanlar ve Siyasi Partilerden Açıklamalar
Konu, siyasi partilerin de gündemine oturdu. Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu görüntüler, milletimizin vicdanını yaralıyor. Hükümetin bu konudaki sessizliği düşündürücüdür. Derhal bir soruşturma başlatılmalı ve sorumlular ortaya çıkarılmalıdır" dedi. MHP lideri ise, olayın bir provokasyon olabileceğine dikkat çekerek, "Devletimiz bu tür oyunlara gelmeyecektir. Gerekli önlemler alınacaktır" şeklinde konuştu. İktidar partisi AK Parti cephesinden yapılan açıklamada ise, konunun siyasi bir malzeme haline getirilmemesi gerektiği vurgulandı ve "Yetkili kurumlarımız çalışmalarını sürdürmektedir. Gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağız" denildi.
Deniz hukuku uzmanları, tabutların suya bırakılmasının uluslararası deniz hukukuna göre suç teşkil edebileceğini belirtirken, çevre mühendisleri ise bu durumun deniz kirliliğine yol açabileceği uyarısında bulundu. Konuyla ilgili olarak bir araya gelen İstanbul Barosu, olayın aydınlatılması için suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Ritüel mi, Sanat mı? Bilinmeyenler ve Araştırmalar
Bazı araştırmacılar, yüzen tabutların, özellikle 2023 yılında yaşanan depremlerde hayatını kaybedenler için yapılan bir tür anma ritüeli olabileceğini öne sürüyor. Ancak bu iddiayı destekleyecek resmi bir açıklama bulunmuyor. Diğer bir görüş ise, bu tabutların bir sanat projesinin parçası olduğu yönünde. İstanbul Bienali kapsamında sergilenen bazı işlerle benzerlik gösterdiği iddia edilse de bienal yetkilileri bu konuda herhangi bir bilgilerinin olmadığını dile getirdi.
Yetkililer, tabutların üzerindeki yazıları ve işaretleri incelediklerini, ayrıca güvenlik kameraları ve telefon kayıtları üzerinden çalışma yürüttüklerini ifade etti. Sahil Güvenlik ekipleri, denizde bulunan tabutları toplayarak incelenmek üzere muhafaza altına aldı. Yapılan ilk incelemelerde tabutların boş olduğu ve herhangi bir tehlike arz etmediği belirlendi.
Halkın Tepkisi ve Gelecek Senaryoları
Olayın yayılmasının ardından Boğaz kıyısında yaşayan vatandaşlar tedirginliklerini dile getirdi. Bir vatandaş, "Bu tür şeyler bizim kültürümüzde yok. Kim yaptıysa çok yanlış yapmış. Denizlerimiz kirletilmemeli" şeklinde konuştu. Bir diğeri ise, "Belki bir mesaj vermek istiyorlar. Ama bu yöntem doğru değil" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bu tür eylemlerin toplumda infial yaratabileceğine ve güvenlik zaafiyeti oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, benzer olayların tekrar yaşanmaması için deniz trafiğinin daha sıkı denetlenmesi gerektiği belirtiliyor. Olayın faili ya da faillerinin bulunması durumunda, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca 'kamu barışını bozma' ve 'çevreyi kirletme' suçlarından işlem yapılması bekleniyor.
Bu esrarengiz olay, Türkiye'nin gündeminde uzun süre yer edinecek gibi görünüyor. Hem siyasi partilerin hem de kamuoyunun gözü, yetkililerin yapacağı açıklamalara çevrilmiş durumda. Yüzen tabutların sırrı çözülene kadar, tartışmaların devam etmesi bekleniyor.