ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonun bu gece başlayacağını duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, saldırıların sınırlı kapsamda olacağı ve İran'ın nükleer tesislerini hedef almayacağı belirtildi. Trump, İran'la olası bir çatışmada ABD'nin askeri üstünlüğüne dikkat çekerek, "Onları vuracağız, ama bu uzun süreli bir savaş olmayacak" ifadelerini kullandı.
Saldırının Kapsamı ve Gerekçesi
Trump'ın açıklamasına göre, operasyon İran'ın askeri altyapısına yönelik olacak ve füze savunma sistemleri, komuta merkezleri gibi stratejik noktalar hedef alınacak. ABD Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, saldırıların İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik misilleme niteliği taşıdığını öne sürdü. Son haftalarda Basra Körfezi'nde artan gerilim, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımlarını sıkılaştırması ve İran'ın uranyum zenginleştirme programındaki ilerlemeler, tansiyonu yükselten başlıca etkenler arasında gösteriliyor.
Savaş Söylemi ve Riskler
Trump, İran'ın savaş sürecinde çok az füze kullandığını iddia ederek, ABD'nin askeri kapasitesinin yetersiz olduğu algısını çürütmeye çalıştı. Ancak uzmanlar, böyle bir saldırının bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski olduğu konusunda uyarıyor. Ortadoğu'da tırmanan gerilim, petrol fiyatlarını ve küresel piyasaları etkileyebilir. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, enerji arzı üzerinde ciddi endişelere yol açıyor. Ayrıca, İran'ın misilleme kapasitesi ve İsrail ile Suudi Arabistan gibi bölgesel rakiplerinin duruma dahil olma olasılığı, çatışmanın boyutunu genişletebilir.
Uluslararası Tepkiler
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, ABD'yi itidale çağırarak diyalog çağrısında bulundu. Rusya ve Çin ise ABD'nin tek taraflı saldırısını kınayarak, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Türkiye dahil bölge ülkeleri, gelişmeleri yakından izlediklerini bildirdi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, "Bölgede kalıcı barış ve istikrar için askeri seçeneklerin değil, diplomatik yolların tercih edilmesi gerektiğini" açıkladı.
Tarihsel Arka Plan
ABD ile İran arasındaki gerginlik, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana devam eden bir husumetin ürünü. İki ülke arasında son dönemde yaşanan gerilim, 2018'de Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilme kararıyla daha da arttı. İran, anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi yerine uranyum zenginleştirme oranını artırarak yanıt vermişti. Ayrıca, geçtiğimiz aylarda İran'a bağlı grupların ABD üslerine ve gemilerine saldırıları, Washington'un sabrını taşırmıştı.
Saldırının zamanlaması ve kapsamı hâlâ belirsizliğini korurken, uluslararası toplum savaşın eşiğinde dikilen bu krizi endişeyle izliyor. Uzmanlar, sınırlı bir ABD saldırısının bile bölgesel dengeleri altüst edebileceği ve kontrol edilemez bir sarmala yol açabileceği konusunda hemfikir. Bu nedenle, tüm tarafların aklıselim hareket etmesi ve diplomasiye şans tanıması büyük önem taşıyor. ABD'nin bu gece yapacağı olası bir operasyon, dünya tarihini değiştirecek bir dönüm noktası olabilir.