Adana'nın Yüreğir Belediyesi'nde başkanvekilliği görevi için yapılan meclis oylamasını iki kez CHP'nin adayı Cafer Boyraz kazanmasına rağmen, AKP'nin yargı yoluna başvurması sonucu mahkeme kararıyla görev AKP'ye geçti. Görevden uzaklaştırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın yerine vekalet edecek ismin belirlenmesi süreci, belediye meclisindeki oylamalar ve ardından gelen yargı kararıyla sonuçlandı.
Mecliste İki Kez CHP Adayı Kazandı
Yüreğir Belediye Meclisi'nde başkanvekili seçimi için ilk olarak yapılan oylamada CHP'li üyelerin çoğunluğuyla Cafer Boyraz seçildi. Ancak AKP'li meclis üyelerinin itirazı üzerine seçim işlemi tekrarlandı. İkinci oylamada da CHP'nin adayı Cafer Boyraz yine kazandı. İki kez aynı sonucun çıkmasına rağmen AKP, seçimin usulsüz olduğu iddiasıyla yargıya başvurdu.
Mahkeme Kararıyla Görev AKP'ye Verildi
Yapılan yargısal inceleme sonucunda mahkeme, AKP'nin itirazını haklı bularak başkanvekilliği görevinin AKP'li bir üyeye verilmesine hükmetti. Böylece belediye meclisinde iki kez CHP'nin kazandığı seçim, mahkeme kararıyla tersine döndü ve görev AKP'ye geçti. Kararın gerekçesi henüz netleşmezken, CHP cephesinin bu karara itiraz edip etmeyeceği merak konusu oldu.
Ali Demirçalı Neden Görevden Uzaklaştırıldı?
Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, daha önce hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Demirçalı'nın yerine vekalet edecek ismin belirlenmesi için belediye meclisinde seçim yapılması gerekiyordu. Ancak süreç, CHP ve AKP arasında siyasi bir çekişmeye dönüştü.
Yargı Süreci ve Siyasi Dengeler
Yerel yönetimlerde başkanvekili seçimi, meclis üyelerinin oylarıyla belirlenir. Ancak seçim sonuçlarına yapılan itirazlar yargıya taşınabilir. Bu olayda olduğu gibi mahkeme, seçim işlemini iptal ederek farklı bir karar verebilir. Yüreğir'de yaşanan bu gelişme, yerel siyasette yargının rolünü ve seçilmiş irade ile atanmış irade arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirdi.
CHP, iki kez kazandığı seçimin mahkeme kararıyla el değiştirmesine tepki gösterirken, AKP kararı demokrasi ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde değerlendirdi. Kararın ardından Yüreğir Belediyesi'nde başkanvekilliği görevini AKP'li üye yürütecek. Önümüzdeki günlerde CHP'nin karara itiraz edip etmeyeceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor.
Bu olay, Türkiye'de yerel yönetimlerde sıkça yaşanan görevden uzaklaştırma ve vekalet atama süreçlerinin ne kadar tartışmalı olabileceğini bir kez daha gösterdi. Yargı kararlarının siyasi sonuçlar doğurması, seçmen iradesinin yansıması açısından çeşitli kesimlerce farklı şekillerde yorumlanıyor. Yüreğir'deki gelişme, benzer durumlarda nasıl bir yol izleneceğine dair emsal teşkil edebilir.