İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Bakırköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk, mahkemenin verdiği tahliye kararıyla serbest bırakıldı. Karar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazını değerlendiren mahkeme tarafından alındı. Tahliye kararında, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındı.
Tahliye Kararının Gerekçesi
Mahkeme, Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk'ün tutukluluk halinin devamının ölçülü olmayacağına kanaat getirdi. Kararda, delillerin büyük ölçüde toplandığı, kaçma şüphesinin bulunmadığı ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı vurgulandı. Ayrıca, her iki ismin de yurt dışına çıkma yasağı ve belirli aralıklarla imza atma gibi adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldığı öğrenildi.
Avukatları, tahliye kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, müvekkillerinin suçlamaları reddettiğini yineledi. Ali Rıza Akyüz'ün avukatı, "Müvekkilim görevini yaparken hiçbir usulsüzlük yapmamıştır. Tahliye kararı, adaletin tecellisi yolunda önemli bir adımdır" dedi.
Davanın Arka Planı ve İddianame
İBB'ye yönelik soruşturma, 2024 yılı başlarında başlatılmıştı. İddianamede, aralarında bürokratların ve iş insanlarının bulunduğu 20'den fazla şüpheli yer alıyor. Suçlamalar arasında ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve görevi kötüye kullanma gibi maddeler bulunuyor. Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk, özellikle Bakırköy Belediyesi'ndeki bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla tutuklanmıştı.
Savcılık, her iki ismin de önemli delilleri karartma şüphesi bulunduğunu öne sürerek tutuklama talep etmişti. Ancak mahkeme, yapılan itiraz incelemesinde bu iddiayı yeterli bulmadı. Kararda, dosyadaki delillerin büyük kısmının toplandığı ve şüphelilerin delil karartma ihtimalinin ortadan kalktığı belirtildi.
İBB ve Bakırköy Belediyesi'nden Açıklama
İBB yetkilileri, tahliye kararını saygıyla karşıladıklarını ancak davanın takipçisi olacaklarını bildirdi. Bakırköy Belediye Başkanı, yaptığı yazılı açıklamada, "Belediyemizde her türlü usulsüzlüğün karşısındayız. Yargı süreci devam ediyor, sonucu hep birlikte göreceğiz" ifadelerini kullandı. Ali Rıza Akyüz'ün görevine dönüp dönmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Belediye kaynakları, Akyüz'ün önümüzdeki günlerde görevine başlayabileceğini belirtti.
Serkan Öztürk'ün şirketi adına yapılan açıklamada ise "Tahliye kararı, iş dünyası için de güven verici bir gelişmedir. Hukuk devleti ilkesi gereği herkes masumiyet karinesinden yararlanır" denildi.
Siyasi Yansımalar ve Muhalefetin Tutumu
Tahliye kararı, siyasi kulislerde geniş yankı buldu. Muhalefet partileri, kararı "gecikmiş bir adalet" olarak nitelendirirken, iktidar kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Bazı siyaset bilimciler, bu kararın yerel seçimler öncesinde önemli bir mesaj olduğunu değerlendiriyor. Özellikle İBB'ye yönelik soruşturmaların seyrini değiştirebileceği yorumları yapılıyor.
Öte yandan, dosyanın diğer tutuklu şüphelileri için tahliye talepleri devam ediyor. Mahkemenin önümüzdeki günlerde bu talepleri de karara bağlaması bekleniyor. Avukatlar, benzer gerekçelerle diğer şüphelilerin de tahliye edilebileceği görüşünde.
Hukuki Değerlendirme ve Bundan Sonrası
Uzman hukukçular, tahliye kararının ardından davanın seyriyle ilgili farklı senaryoları gündeme getiriyor. Ceza hukuku profesörü Dr. Ahmet Yılmaz, "Tahliye, beraat anlamına gelmez. Yargılama sürecek ve deliller mahkemede tartışılacak. Ancak tutukluluk süresinin uzaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına aykırılık oluşturabilirdi" dedi. Yılmaz, adli kontrol tedbirlerinin etkin şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı.
Davanın bir sonraki duruşması 15 Eylül 2024 tarihinde görülecek. O tarihe kadar savcılığın ek delil sunup sunmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Tahliye kararı, kamuoyunda İBB soruşturmasının ne yöne evrileceği sorusunu da beraberinde getirdi. Siyasi tansiyonun yüksek olduğu bu dönemde, yargı kararlarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bir kez daha tartışılıyor.
Sonuç olarak, Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk'ün tahliyesi, hukuk devleti ilkeleri açısından önemli bir adım olarak görülse de davanın esasına ilişkin belirsizlik sürüyor. Kamuoyu, süreci yakından takip etmeye devam edecek.