Yunan basını, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olma ihtimalinin Atina’da büyük bir paniğe yol açtığını yazdı. Ankara’nın bu hamlesini engellemek için Yunan hükümetinin İsrail ve ABD’deki İsrail yanlısı lobi gruplarıyla temasa geçtiği belirtiliyor. Uzmanlar, Türkiye’nin askerî ve jeopolitik gücünün Batı ittifakı için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Bu gelişme, Ege ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Yunanistan’ın endişeleri
Yunan gazetesi Kathimerini’de yer alan habere göre, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü, Yunanistan’ın hava üstünlüğünü ciddi şekilde tehdit ediyor. Atina yönetimi, ABD’nin Türkiye’ye yönelik ambargoyu kaldırması durumunda, bölgedeki askerî dengenin tamamen değişeceğini düşünüyor. Yunanistan şu anda F-35 tedarik etmek için başvuru yapmış durumda, ancak teslimatların 2028 yılını bulması bekleniyor. Halihazırda Yunan Hava Kuvvetleri, F-16 ve Fransız Rafale savaş uçaklarıyla hava sahasını korumaya çalışıyor. Türkiye’nin F-35’e sahip olması, bu uçakların etkinliğini önemli ölçüde azaltacak.
Türkiye’nin F-35 stratejisi
Türkiye, 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılmıştı. Ancak son dönemde Ankara ile Washington arasında başlayan yumuşama süreci, Türkiye’nin programa geri dönme ihtimalini güçlendirdi. Savunma Bakanı Yaşar Güler, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “F-35 konusunda ABD ile olumlu görüşmeler yapıyoruz. Sürecin hızlanmasını bekliyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Uzmanlara göre Türkiye, sadece F-35 almakla kalmayıp, aynı zamanda yerli savunma sanayii için teknoloji transferi de hedefliyor.
İsrail lobisi devrede
Yunan basınına göre Atina yönetimi, Türkiye’nin F-35 programına dönüşünü engellemek amacıyla İsrail ve ABD’deki güçlü Yahudi lobisiyle yoğun temas halinde. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in, Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) ve İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle bir dizi toplantı gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Toplantılarda, Türkiye’nin bölgede yarattığı tehditler ve F-35’in Yunanistan’ın savunması için önemi üzerinde durulduğu kaydediliyor. Ancak analistler, İsrail’in son dönemde Türkiye ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde olduğuna dikkat çekiyor.
Batı için vazgeçilmez ortak
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta, Yunan basınının Türkiye’nin Batı ittifakı için ne kadar kritik bir ortak olduğunu itiraf etmesi. Kathimerini yazarı, “Türkiye coğrafi konumu, askerî kapasitesi ve NATO içindeki rolüyle Batı için vazgeçilmez bir ülke. ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından tamamen dışlaması mümkün değil” değerlendirmesini yapıyor. Özellikle Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’nin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Ankara, Karadeniz’deki tahıl koridoru anlaşmasından, İsveç’in NATO üyeliğine kadar birçok kritik konuda kilit rol oynuyor.
Gelecek senaryoları
Türkiye’nin F-35 programına dönmesi halinde, Yunanistan’ın elindeki en büyük koz, ABD Kongresi’ndeki Rum ve Ermeni lobilerinin desteği olacak. Atina, bu gruplar aracılığıyla Türkiye’ye yönelik silah ambargosunun sürmesi için baskı yapmayı planlıyor. Ancak uzmanlara göre, ABD yönetimi Türkiye’nin talebine sıcak bakıyor. Biden yönetimi, Ankara ile ilişkileri onarmak ve NATO içindeki dayanışmayı güçlendirmek istiyor. Bu durumda, Yunanistan’ın tüm çabalarına rağmen Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda F-35’lere kavuşması yüksek ihtimal görünüyor.
Türkiye’nin F-35 programına dönüşü, sadece askerî bir ekipman tedarikinden ibaret değil. Bu hamle, aynı zamanda Ankara’nın bölgesel ve küresel güç olma yolunda attığı en önemli adımlardan biri olarak değerlendirilmeli. Yunanistan’ın tüm itirazlarına rağmen, jeopolitik gerçekler Türkiye’yi Batı ittifakının merkezinde tutmaya devam ediyor. Atina’nın paniği, aslında kendi konumunun ne kadar kırılgan olduğunun da bir göstergesi.