İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinde düzenledikleri baskında Filistinli Fethi Hazım'ı vurarak öldürdü. Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığı bilgiye göre, askerler Hazım'ın kent merkezindeki ana kavşak bölgesinde bulunan evine baskın düzenledi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Hazım olay yerinde hayatını kaybederken, İsrail güçleri bölgeye gelen ambulansın içeri girişine izin vermedi. Bu durum, Filistinli yetkililerin tepkisine yol açtı ve bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden oldu.
Saldırı Detayları ve İlk Tepkiler
Olay, sabahın erken saatlerinde Cenin'in El-Hadaika bölgesinde gerçekleşti. İsrail ordusu, düzenlediği baskın operasyonunda Fethi Hazım'ın evini kuşattı. Çıkan çatışmada Hazım'ın ağır yaralandığı, ardından da yaşamını yitirdiği bildirildi. WAFA'nın haberine göre, İsrail askerleri olay yerine ulaşan Filistin Kızılayı'na ait ambulansı saatlerce bekletmiş, sağlık ekiplerinin müdahalesini engellemişti. Cenin'deki halk, yaşananları protesto etmek için sokaklara dökülürken, güvenlik güçleri göstericilere göz yaşartıcı gaz ve ses bombalarıyla müdahale etti.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Filistin Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada İsrail ordusunu savaş suçu işlemekle suçladı. Açıklamada, "İsrail işgal güçlerinin, yaralı bir Filistinlinin kanlar içinde kalmasına göz yumarak ambulansı bekleten bu insanlık dışı tutumu, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir" ifadelerine yer verildi. Birleşmiş Milletler Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ölümlerin ve ambulansın engellenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, "İsrail güçleri, uluslararası insancıl hukuk kurallarına uymak zorundadır. Yaralıların tahliyesine izin verilmelidir" dedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cenin'de yaşananlar, barış çabalarını baltalamaktadır. Şiddet döngüsüne acilen son verilmelidir" mesajını iletti.
Cenin'de Artan Gerilim
Cenin, son yıllarda İsrail ordusunun sık sık operasyon düzenlediği ve Filistinli direnişçilerin yoğun olduğu bir bölge olarak biliniyor. Özellikle Cenin Mülteci Kampı, İsrail güçleri ile Filistinli silahlı gruplar arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. 2023 yılında düzenlenen geniş çaplı askeri operasyonda onlarca Filistinli hayatını kaybetmiş, bölgede büyük yıkım meydana gelmişti. Bu son olay, bölgedeki ateşkes çağrılarını gölgede bırakırken, Filistinli grupların misilleme tehditleri gerilimi daha da artırıyor.
Filistin Başkanı Mahmud Abbas'ın sözcüsü Nebil Ebu Redine, yaptığı açıklamada, "Bu suç, işgalin vahşetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Filistin halkı, işgale karşı direnişini sürdürecektir" şeklinde konuştu. Hamas ve İslami Cihad gibi gruplar da yaptıkları açıklamalarda, Cenin'deki saldırıya misilleme yapılacağını ima etti. Bu açıklamalar, bölgede yeni bir çatışma dalgasının başlayabileceği endişesini doğurdu.
İsrail Ordusundan Açıklama
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), olaya ilişkin yaptığı kısa yazılı açıklamada, Cenin'de düzenlenen operasyonun amacının "terör faaliyetlerini engellemek" olduğunu savundu. Açıklamada, "Güvenlik güçlerimize yönelik silahlı saldırı girişimi oldu, karşılık verildi" denildi. Ancak ambulansın engellendiği iddiasına ilişkin herhangi bir yorum yapılmadı. İsrail basını, ordunun bu konuda soruşturma başlattığını öne sürerken, Filistin tarafı bu açıklamayı gerçeği yansıtmamakla suçladı.
Bu olay, İsrail'in Cenin'e yönelik askeri operasyonlarının uluslararası kamuoyunda giderek daha fazla eleştirilmesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılının başından bu yana Batı Şeria'da İsrail güçleri tarafından öldürülen Filistinli sayısı 100'ü aşmış durumda. Uluslararası toplumun ateşkes çağrıları sürerken, sahadaki gerçekler taraflar arasındaki uçurumun her geçen gün büyüdüğünü gösteriyor.
Fethi Hazım'ın cenazesi, kimliğinin teşhis edilmesinin ardından ailesine teslim edildi. Cenin sokaklarında düzenlenen cenaze töreninde yüzlerce Filistinli, İsrail işgalini protesto etti. Törende konuşan aile yakınları, uluslararası topluma seslenerek, "Yaşanan bu insanlık dışı muamele karşısında sessiz kalmayın" çağrısında bulundu. Olayın yankısı, Filistin topraklarının yanı sıra dünya genelinde de sürüyor.