Dünyanın en yaşlı devlet başkanı olan 93 yaşındaki Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya, 10 haftayı aşkın süredir Avrupa'da geçirdikten sonra ülkesine geri döndü. Biya'nın uzun süren yokluğu, sağlık durumuna ilişkin soru işaretlerini ve ülkede “iktidar boşluğu” tartışmalarını beraberinde getirmişti. Dönüşü, başkent Yaoundé'deki havalimanında coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan Biya, halka kısa bir selamlama konuşması yaptı. Bu gelişme, ülkedeki siyasi belirsizliği bir nebze olsun gidermiş görünüyor.
Biya'nın Avrupa Macerası ve Sağlık Spekülasyonları
Biya, 24 Ağustos'ta İsviçre'nin Cenevre kentine gitmiş, ardından Fransa'nın başkenti Paris'e geçmişti. Bu süre zarfında halktan ve uluslararası topluluktan gelen tepkiler, devlet başkanının sağlık durumu hakkındaki bilgi eksikliği nedeniyle giderek arttı. Sosyal medyada Biya'nın öldüğü, hatta yerine geçecek kişinin hazırlandığı yönünde söylentiler dolaşmaya başlamıştı. Ancak hükümet, Biya'nın sadece tatil ve kişisel görüşmeler için yurtdışında bulunduğunu, genel sağlık kontrolünden geçtiğini açıklamıştı. Yine de bu açıklamalar, muhalefet partilerini ve bazı uluslararası gözlemcileri ikna etmeye yetmemişti.
Biya'nın yokluğu sırasında devlet işleri Başbakan Joseph Ngute tarafından yürütülmüştü. Ancak anayasal olarak cumhurbaşkanının yetkilerini kullanabilmesi için görevde bulunması gerektiğinden, bu durum hukuki bir boşluk yaratmıştı. Muhalefet, Biya'nın hastalığının ciddi olduğunu ve iktidarın fiilen boş kaldığını iddia ederek anayasa değişikliği talebinde bulunmuştu. Ancak Biya'nın dönüşü, bu tartışmaları sona erdirdi.
Biya'nın Siyasi Mirası ve Ülkedeki Bağlam
Paul Biya, 1982 yılından bu yana Kamerun'u yönetiyor ve bu süreçte altı kez seçim kazandı. Ülkeyi demir yumrukla yönettiği eleştirileri yıllardır gündemde. Özellikle 2018 seçimlerinin ardından yaşanan tartışmalar, muhalefetin “Biya gitmeli” sloganlarıyla sokaklara dökülmesine neden olmuştu. Ayrıca, İngilizce konuşulan bölgelerdeki ayrılıkçı hareketler, ülkenin kuzeybatı ve güneybatı bölgelerinde silahlı çatışmalara yol açıyor. Biya'nın yokluğu, ülkenin zaten kırılgan olan güvenlik ve siyasi yapısını daha da istikrarsızlaştırabilirdi. Uzmanlar, Biya'nın dönüşünün kısa vadede bir rahatlama sağlasa da ülkenin temel sorunlarının çözülmediğini vurguluyor.
Biya, dönüş konuşmasında “Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız” mesajı verdi. Ayrıca, “Devletimiz güçlüdür, hiçbir şüpheye yer yoktur” diyerek halkı sükunete çağırdı. Ancak muhalefet, bu açıklamaların samimi olmadığını ve Biya'nın asıl amacının iktidarını güçlendirmek olduğunu savunuyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2025 yılında yapılması bekleniyor. Biya'nın yeniden aday olup olmayacağı belirsizliğini korurken, hakkındaki sağlık endişeleri, gelecekteki liderlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Yurtdışı Ziyaretlerinin Tarihi ve Uygulamalar
Biya, daha önce de yurtdışında uzun süreler geçirmişti. 2018 yılında Cenevre'de bir sağlık kontrolü için iki ay kalmış, 2020'de de Fransa'da bir hafta sonu geçirmişti. Bu durum, ülke içinde “yurtdışı bağımlılığı” eleştirilerini güçlendiriyor. Özellikle devlet başkanının ülkeden ayrı olduğu sürelerde, karar alma mekanizmalarının işleyişi sorgulanıyor. Anayasa, cumhurbaşkanının yetkilerini devredebileceği bir başkan yardımcılığı makamı öngörmediğinden, bu tür durumlar fiili bir boşluk yaratıyor. Bazı anayasa hukukçuları, bu belirsizliğin giderilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiğini savunuyor.
Biya'nın dönüşü, yurtiçinde ve yurtdışında farklı yorumlara yol açtı. Yandaşları, “Liderimiz sağlıklı ve güçlü” diyerek zafer kazanmış gibi bir hava estirirken, muhalefet ise “Bu bir kaçıştı, gerçekler hala gizli” diyerek şüpheci tavrını sürdürüyor. Uluslararası kuruluşlar ise Kamerun'daki siyasi sürecin şeffaflığı konusunda çağrılarını yineliyor.
Ülkenin Geleceği ve Liderlik Sorunu
Kamerun, Orta Afrika'da istikrarı nispeten koruyabilmiş ülkelerden biri olarak görülse de, Biya'nın bu kadar uzun süre görevde kalması ve belirsiz sağlık durumu, ülkenin geleceği açısından risk oluşturuyor. Özellikle 189 milyonluk nüfusa sahip ülkenin genç nüfusu, işsizlik ve yoksullukla mücadele ederken, siyasi aktörlerin kişisel çekişmeleri halkın gündeminden uzak. Biya'nın dönüşü, iktidarın devamı için bir güvence olarak sunulsa da, aslında ülkenin yapısal sorunlarının çözümüne katkı sağlamıyor. Bu durum, sadece geçici bir rahatlama yaratmıştır. Önümüzdeki süreçte Biya'nın sağlık durumu ve siyasi iradesi, Kamerun'un hem iç hem de dış politikasını şekillendirmeye devam edecek.