Yunanistan'da yaşanan trajik bir olay, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Türk baba ve Yunan annenin 4 yaşındaki oğlu Aren Eren, Yunanistan'da hayatını kaybetti. Yapılan otopsi ve soruşturma sonucunda çocuğun açlık ve susuzluktan öldüğü belirlendi. Anne hakkında 'çocuğunu kasten öldürmek' suçlamasıyla dava açıldı.
Olayın perde arkası
Olay, Yunanistan'ın başkenti Atina yakınlarında meydana geldi. Aren Eren, boşanmış ebeveynlerinin velayet savaşının ortasında kalmıştı. Türk baba ile Yunan anne arasındaki anlaşmazlık, çocuğun bakımını ihmal etmeye kadar vardı. Soruşturma kapsamında, annenin çocuğu uzun süre yalnız bıraktığı ve temel ihtiyaçlarını karşılamadığı ortaya çıktı. Komşuların ihbarı üzerine eve giren polis, Aren'i hareketsiz halde buldu. Sağlık ekipleri çocuğu hastaneye kaldırsa da kurtarılamadı.
Adli süreç ve tepkiler
Yunan adli makamları, anne hakkında tutuklama kararı çıkardı. Anne çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Türkiye'den olaya sert tepkiler gelirken, Dışişleri Bakanlığı konuyu yakından takip ettiğini duyurdu. Türk baba, oğlunun ölümünden sorumlu olan annenin en ağır şekilde cezalandırılmasını istediği açıkladı. Yunan medyası olayı 'vahşet' olarak nitelendirirken, sivil toplum kuruluşları velayet davalarında çocuk haklarının daha etkin korunması çağrısında bulundu.
Çocuk hakları bağlamı
Uluslararası çocuk hakları sözleşmelerine göre çocuğun yüksek yararı her koşulda önceliklidir. Ancak boşanma ve velayet davalarında bu ilke sıklıkla ihlal edilmektedir. Aren Eren vakası, özellikle ebeveynler arasındaki anlaşmazlıkların çocukları nasıl mağdur ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür trajedilerin önlenmesi için çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve velayet süreçlerinde bağımsız uzman görüşüne daha fazla başvurulması gerektiğini vurguluyor. Olay, uluslararası kamuoyunda çocuk istismarı ve ihmaline karşı farkındalık yaratırken, iki ülke arasında da duygusal bir bağ kurulmasına yol açtı.