İstanbul'da yaşayan 68 yaşındaki Kemal Demirkol, yüksek tansiyon teşhisi sonrası doktorunun "Bu ilacı ölene kadar kullanacaksın" uyarısıyla hayatını yeniden şekillendirdi. İlaç kullanmak istemeyen Demirkol, 6 yıl önce başladığı yürüyüşle her gün yaklaşık 30 kilometre yol kat ediyor. Bu alışkanlığı sayesinde tansiyonunu kontrol altına alan ve ilaç kullanımını bırakan Demirkol, çevresindekilere de örnek oluyor.
Doktorun Uyarısı Hayatını Değiştirdi
Kemal Demirkol, 62 yaşındayken rutin sağlık kontrolünde yüksek tansiyon teşhisi konulduğunu belirtti. Doktoru, kendisine ömür boyu ilaç kullanması gerektiğini söylediğinde büyük bir şok yaşadığını ifade eden Demirkol, "Doktorum 'Bu ilacı ölene kadar kullanacaksın' dedi. Ben de ilaçsız da bu işin üstesinden gelebileceğime inandım. Araştırdım, yürüyüşün tansiyona iyi geldiğini öğrendim ve hemen yürümeye başladım" dedi.
İlk günlerde 5 kilometre ile başlayan Demirkol, zamanla mesafeyi artırdı. Şu anda her sabah saat 06.00'da evinden çıkıyor ve yaklaşık 30 kilometre yürüyerek akşamüstü eve dönüyor. Bu tempoyu 6 yıldır istisnasız sürdürüyor. Yağmurlu, karlı, sıcak demeden her gün yürüyüşe çıktığını vurgulayan Demirkol, "Hastalık bana tembellik etmeyi yasakladı. Kendimi yürüyüşe adadım" diye konuştu.
Sağlık Kontrolleri İlaçsız Devam Ediyor
Düzenli yürüyüş sayesinde kısa sürede kilo veren ve tansiyonu normale dönen Demirkol, doktor kontrolünden geçtiğini ve ilaç kullanımını bıraktığını söyledi. Son altı yıldır hiç ilaç kullanmadığını belirten Demirkol, "Doktorum artık ilaca gerek olmadığını söyledi. Tüm değerlerim normal seviyede. Kendimi 68 yaşında değil, 40 yaşında gibi hissediyorum" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, düzenli yürüyüşün kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini sık sık vurguluyor. Kardiyoloji uzmanları, haftada en az 150 dakika orta şiddetli yürüyüşün tansiyonu düşürdüğünü, kilo kontrolüne yardımcı olduğunu ve kalp krizi riskini azalttığını belirtiyor. Ancak Demirkol'un günde 30 kilometre gibi yüksek bir mesafe yürümesi, herkes için uygun olmayabilir. Uzmanlar, kişiye özel egzersiz programı hazırlanması gerektiğini hatırlatıyor.
Çevresine İlham Kaynağı Oldu
Demirkol'un bu disiplini çevresindekilerin de dikkatini çekiyor. Mahalle sakinleri, onu her gün aynı saatte yürürken gördüklerini ve kendisine hayran kaldıklarını söylüyor. Bazı komşuları da ondan ilham alarak yürüyüşe başlamış. Demirkol, "Benim sayemde birçok kişi spora başladı. Bu beni ayrıca mutlu ediyor. Sağlık için hareketsiz kalmamak şart" dedi.
Yürüyüş güzergâhını sürekli değiştiren Demirkol, şehrin farklı noktalarını keşfediyor. Kimi zaman sahil yolunu, kimi zaman ormanlık alanları tercih ediyor. Yanına sadece bir matara su alıyor ve telefonunu yanından ayırmıyor. Yürüyüş sırasında müzik dinlemediğini, doğanın sesini duymayı sevdiğini belirtiyor.
Uzmanlardan Uyarı: Herkes İçin Aynı Reçete Doğru Değil
Fiziksel aktivite uzmanları, Kemal Demirkol'un azmini takdir etmekle birlikte, bu tür bir programın herkes için uygun olmadığını vurguluyor. Özellikle kalp, şeker, tansiyon gibi kronik rahatsızlığı olan bireylerin doktor onayı almadan yoğun egzersize başlamaması gerektiğini hatırlatıyorlar. Yaşlı bireylerde eklem problemleri, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları olabileceğini, bu nedenle yürüyüş mesafesinin kademeli artırılması gerektiğini söylüyorlar.
Dünya Sağlık Örgütü, 65 yaş üstü yetişkinler için haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta veya 75 dakika yüksek yoğunlukta aerobik egzersiz öneriyor. Kemal Demirkol'un günlük 30 kilometrelik yürüyüşü, bu önerinin çok üzerinde. Ancak Demirkol, yıllardır bu tempoya alıştığını ve vücudunun bu yüke adapte olduğunu ifade ediyor. Yine de uzmanlar, ani başlayan yoğun egzersizlerin sakatlanma ve kalp problemlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Yaşam Tarzı Değişikliğinin Gücü
Kemal Demirkol'un hikâyesi, kronik hastalıklarla mücadelede yaşam tarzı değişikliğinin ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor. Yüksek tansiyon, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayan ciddi bir sağlık sorunu. İlaç tedavisinin yanı sıra düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve stresten uzak durmak, tansiyon kontrolünde kilit rol oynuyor.
Demirkol, deneyimini başkalarına da anlatarak farkındalık yaratmayı hedefliyor. "Herkes ilaç kullanmak zorunda değil. Önce hareket edin, doğru beslenin, doktorunuzla konuşun. Ben başardım, isteyen herkes başarabilir" diyerek sözlerini tamamlıyor.