İsrail'de dün düzenlenen genel seçimlerde oy sayımı sürerken, sandıkların yüzde 41,9'unun açılmasının ardından ortaya çıkan tablo, siyasi dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki sağ blok, eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz ve ortağı Gadi Eisenkot'un oluşturduğu muhalefet bloğunun önünde görünüyor. Ancak seçimin en kritik unsuru, yüksek oy oranıyla dikkat çeken Arap partileri oldu. Arap partilerinin 18 milletvekili çıkarması beklenirken, bu durum koalisyon matematiklerini doğrudan etkiliyor. Öte yandan, ABD eski Başkanı Donald Trump'ın İsrail siyasetine yönelik gizli talebi olduğu iddiası seçim atmosferine yeni bir boyut kazandırdı.
Arap Partilerinin Yükselişi ve Koalisyon Hesapları
İsrail seçimlerinde Arap partilerinin elde ettiği yaklaşık 18 sandalye, geleneksel olarak sağ ve merkez partiler arasında sıkışan siasi yelpazede önemli bir ağırlık oluşturuyor. Bu partiler, Filistin kökenli İsrail vatandaşlarının yanı sıra sol görüşlü Yahudi seçmenlerden de destek alıyor. Seçim sonuçlarına göre, Arap partileri blok olarak hareket ettiğinde, Netanyahu'nun sağ blokunu zorlayacak bir potansiyele sahip. Uzmanlar, Arap partilerinin desteği olmadan hiçbir merkez sol koalisyonun ayakta kalamayacağını, ancak bu partilerin hükümete katılımının siyasi olarak zorlu olduğunu belirtiyor. Seçim kampanyası sırasında Arap partileri, Filistin meselesi ve ekonomik eşitsizlik konularında sert söylemler geliştirmişti. Şimdi bu partilerin liderleri, seçim sonrası koalisyon görüşmelerinde anahtar rol oynayacak.
Oy sayımının yüzde 41,9'luk kısmı tamamlanmış durumda. Kesin sonuçlar henüz açıklanmasa da, anketler ve kısmi sonuçlar Netanyahu'nun Likud partisinin birinci parti olacağını gösteriyor. Ancak Likud'un koalisyon kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşması için ittifak yapması gereken aşırı sağ partilerin performansı belirleyici olacak. Muhalefet cephesinde ise Eisenkot ve Gantz'ın liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi, Netanyahu'ya karşı birleşik bir cephe oluşturma çabasında. Ancak Arap partilerinin desteği olmadan bu cephenin hükümet kurması matematiksel olarak mümkün görünmüyor.
Trump'ın Gizli Talebi İddiası
Seçim sürecine damga vuran bir diğer gelişme ise ABD eski Başkanı Donald Trump'ın İsrail'deki müttefiklerine ilettiği öne sürülen gizli talebi oldu. İddiaya göre Trump, Netanyahu'ya seçim sonrası hükümette belirli isimlerin yer almaması yönünde baskı yapıyor. Bu talebin arkasında, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerine yönelik stratejik hesapları ve İsrail ile ilişkilerini yeniden şekillendirme isteği yatıyor. Trump'a yakın kaynaklar, eski başkanın İsrail'deki siyasi istikrarsızlıktan rahatsız olduğunu ve kendisine yakın isimlerin güçlendirilmesini istediğini öne sürüyor. Netanyahu cephesinden bu iddialara yönelik resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İsrail basınında yer alan haberlere göre, Trump'ın talebi koalisyon görüşmelerinde pazarlık unsuru olarak kullanılabilir.
Trump'ın Orta Doğu politikası, başkanlığı döneminde İsrail ile Arap ülkeleri arasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile şekillenmişti. Şimdi Trump, yeniden iktidara gelme hedefi doğrultusunda İsrail'deki siyasi aktörlerle ilişkilerini konsolide etmeye çalışıyor. Bu bağlamda, Netanyahu'ya iletilen gizli talebin, aslında Trump'ın kendi siyasi geleceğine yönelik bir yatırım olduğu yorumları yapılıyor. İsrail'deki seçim sonuçları, sadece ülke içi dengeleri değil, aynı zamanda ABD-İsrail ilişkilerinin geleceğini de etkileyecek.
Seçim Sonuçlarının Bölgesel Yansımaları
İsrail'deki seçim, Orta Doğu'da geniş yankı uyandırdı. Filistin yönetimi, Arap partilerinin güçlenmesini olumlu karşılarken, Hamas yaptığı açıklamada seçim sonuçlarının Filistin halkının iradesini yansıtmadığını savundu. Ürdün ve Mısır gibi bölge ülkeleri ise yeni hükümetin Filistin meselesine yaklaşımını dikkatle izliyor. Lübnan'daki Hizbullah, seçim sonuçlarını İsrail'in iç işleri olarak değerlendirirken, Suriye rejimi sessizliğini koruyor. Türkiye, seçim sonuçlarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı; ancak Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Filistin davasına verilen önemin altını çizdi.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un koalisyon kurma görevini kime vereceği merak konusu. İsrail'de siyasi partilerin koalisyon görüşmeleri genellikle haftalar sürüyor. Netanyahu'nun sağ blokla hükümet kurma şansı yüksek görünse de, Arap partilerinin desteğiyle alternatif bir koalisyonun oluşması da ihtimaller arasında. Bu noktada Trump'ın gizli talebi ve Arap partilerinin tutumu, seçimin kaderini belirleyecek iki kritik faktör olarak öne çıkıyor. İsrail siyaseti, bir kez daha belirsizliklerle dolu bir dönemece girmiş durumda.