Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2026-2027 akademik yılı için vakıf üniversitelerine getirilen yüzde 25'lik ücret artış sınırını ihlal ettiği öne sürülen 23 vakıf yükseköğretim kurumu hakkında resmi inceleme başlattı. Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından yürütülecek soruşturma, artan öğrenci ve veli şikayetleri üzerine alındı. İnceleme kapsamında ilgili üniversitelerin kayıt ücretleri, ek harçlar ve zorunlu gider kalemleri masaya yatırılacak.
Denetim süreci nasıl işleyecek?
Yükseköğretim Denetleme Kurulu, belirlenen 23 vakıf üniversitesinden 2026-2027 akademik yılına ilişkin tüm ücret tarifelerini, öğrenci sözleşmelerini ve ek ücret taleplerini resmi yazıyla talep etti. Üniversitelerin savunmalarını sunması için belirli bir süre tanındı. İnceleme sonucunda yüzde 25 sınırını aştığı tespit edilen kurumlara idari yaptırım uygulanabileceği, aşırı ücret alan öğrencilere iade yapılabileceği belirtiliyor.
YÖK yetkilileri, denetimin yalnızca kayıt ücretleriyle sınırlı olmadığını, laboratuvar, yemek, barınma, ulaşım gibi ek hizmet adları altında alınan ve toplamda yüzde 25'lik artışı aşan dolaylı zamların da mercek altına alındığını vurguladı. Ayrıca bazı üniversitelerin yeni kayıt yaptıran öğrencilere eski öğrencilerden daha yüksek ücret uyguladığı iddiaları da incelenecek.
Öğrenci ve velilerden yoğun şikayet
İncelemenin tetikleyicisi, son aylarda YÖK ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yapılan şikayetler oldu. Öğrenci ve veliler, bazı vakıf üniversitelerinin açıklanan yüzde 25'lik zam sınırına rağmen kayıt yenileme sırasında yüzde 50'yi aşan ücret artışları talep ettiğini bildirdi. Şikayetlerde, burslu öğrencilerin dahi belirli koşullarla ek ücret ödemeye zorlandığı, üniversitelerin farklı isimler altında ek kalemler çıkardığı ifade edildi.
Yükseköğretim Denetleme Kurulu'nun geçmiş yıllarda benzer ihlaller nedeniyle bazı vakıf üniversitelerine para cezası verdiği ve yeni öğrenci alımını durdurma gibi yaptırımlar uyguladığı biliniyor. Bu kez 23 üniversitenin aynı anda incelemeye alınması, sektörde geniş yankı uyandırdı.
Vakıf üniversitelerinden ilk tepkiler
Bazı vakıf üniversiteleri, yapılan artışların yüzde 25 sınırına uygun olduğunu, ek ücretlerin ise isteğe bağlı hizmetlerden kaynaklandığını savunuyor. Üniversite yönetimleri, enflasyon ve artan maliyetler nedeniyle ayakta kalmakta zorlandıklarını, devlet desteğinin yetersiz olduğunu dile getiriyor. Türkiye'de vakıf üniversiteleri, öğrenci ücretlerinin yanı sıra devlet teşvikleri ve kira gelirleriyle finansman sağlıyor. Son yıllarda artan enerji, personel ve altyapı giderleri, üniversitelerin ücret politikalarını doğrudan etkiliyor.
Öte yandan YÖK, 2026-2027 dönemi için vakıf üniversitelerine yüzde 25'lik zam sınırını 2025 yılı enflasyon verilerine dayanarak belirlemişti. Ancak bazı üniversitelerin bu sınırı "yeni program açma", "akreditasyon" veya "uluslararası öğrenci statüsü" gibi gerekçelerle aşmaya çalıştığı iddia ediliyor.
Yükseköğretimde fırsat eşitliği tartışması
Bu inceleme, Türkiye'de yükseköğretime erişimde fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Vakıf üniversiteleri, toplam yükseköğretim öğrencilerinin önemli bir bölümünü barındırıyor. Ücret artışları, özellikle dar gelirli ailelerin çocukları için büyük bir engel oluşturuyor. Eğitim uzmanları, denetimlerin sıkılaştırılması ve ücretlerin şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca devletin vakıf üniversitelerine sağladığı teşviklerin, öğrenci ücretlerine doğrudan yansıtılması çağrıları yapılıyor.
YÖK'ün başlattığı soruşturma, yalnızca 23 üniversiteyi değil, tüm vakıf yükseköğretim sektörünü yakından ilgilendiriyor. Sürecin sonunda alınacak kararlar, hem üniversitelerin finansal planlamalarını hem de milyonlarca öğrencinin bütçesini etkileyecek. Yükseköğretim Denetleme Kurulu'nun incelemeyi ne kadar sürede tamamlayacağı ve olası yaptırımların neler olacağı ise henüz netlik kazanmadı. Konuya ilişkin resmi açıklamaların önümüzdeki günlerde yapılması bekleniyor.