Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü (HATEN) Müdürlüğü, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılışının 200. yılı dolayısıyla bir panel düzenledi. Panelde, Osmanlı Devleti'nin askerî yapısının temel taşı olan Yeniçeri Ocağı'nın yükselişi, kurumsal yapısı, siyasi etkisi ve reforma karşı direnişi ele alındı.
Yeniçeri Ocağı'nın Kuruluşu ve Yükselişi
Panelde konuşan tarihçiler, Yeniçeri Ocağı'nın I. Murad döneminde kurulduğunu, devşirme sistemiyle seçilen Hristiyan kökenli gençlerden oluştuğunu belirtti. Yeniçeriler, savaşlarda gösterdikleri üstün başarılarla Osmanlı'nın Rumeli'de hızla genişlemesine katkı sağladı. Ocağın disiplinli yapısı ve ateşli silahları etkin kullanımı, onu dönemin en modern ordusu haline getirdi.
Siyasi Güç ve Reform Direnci
Zamanla sayıları artan ve siyasi nüfuz kazanan yeniçeriler, devlet yönetiminde söz sahibi olmaya başladı. Ekonomik ayrıcalıklarını korumak isteyen ocak, 16. yüzyıldan itibaren yenilikçi hareketlere karşı çıktı. III. Selim'in Nizam-ı Cedid ıslahatları sırasında yaşanan Kabakçı Mustafa İsyanı ile reformlar durduruldu. II. Mahmud, uzun süre ocakla mücadele ettikten sonra 1826'da hayırlı odağ (Vaka-i Hayriye) olarak bilinen harekâtla ocağı kaldırdı ve yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye'yi kurdu.
Panelden Değerlendirmeler
Panelde, ocağın kaldırılmasının sadece askerî değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasi bir reform olduğu vurgulandı. Yeniçeri Ocağı'nın, devletin merkezi otoritesine karşı bir güç odağı haline geldiği, bu nedenle reform karşıtı bir blok olarak varlığını sürdürdüğü ifade edildi. Katılımcılar, 200 yıl önce yaşanan bu dönüşümün, Türk modernleşme tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olduğu konusunda birleşti.