Siyaset bilimci Ziya Yergök, Türkiye'de yeni kurulacak siyasi partiler için demokratik işleyişi esas alan bir tüzük önerisi hazırladı. Öneri, parti içi katılımı artırmayı, karar alma süreçlerini şeffaflaştırmayı ve üye tabanını güçlendirmeyi hedefliyor. Yergök, siyasi partilerin demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez unsurları olduğunu vurgulayarak, yeni partilerin bu sorumluluğu taşıması gerektiğini belirtti.
Önerinin temel ilkeleri
Yergök'ün hazırladığı tüzük taslağı, dört ana ilke üzerine kurulu: katılımcılık, şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat. Katılımcılık ilkesi gereği, parti üyelerinin yerel ve genel karar alma mekanizmalarına doğrudan dahil olması öngörülüyor. Örneğin, ilçe ve il kongrelerinde delegeler yerine tüm üyelerin oy kullanması, aday belirleme süreçlerinde ön seçim zorunluluğu getiriliyor. Şeffaflık kapsamında parti mali kaynaklarının ve harcamalarının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması, bağımsız denetim kurullarının oluşturulması yer alıyor. Hesap verebilirlik çerçevesinde ise parti yöneticilerinin belirli aralıklarla üyelere rapor sunması ve güven oylamasına tabi tutulması planlanıyor. Liyakat ilkesi, parti içi görevlendirmelerde ve aday belirlemede eğitim, deneyim gibi objektif kriterlerin esas alınmasını öngörüyor.
Bağlam ve arka plan
Türkiye'de siyasi partiler, 1982 Anayasası ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Mevcut yasal düzenlemeler, parti içi demokrasi konusunda asgari standartları belirlemekle birlikte, uygulamada çoğu zaman lider sultası ve oligarşik yapılanmalar gözlemlenmektedir. Son yıllarda, özellikle genç kuşakların siyasete ilgisinin artması ve dijitalleşme, daha katılımcı yapıların önünü açmıştır. Yergök'ün önerisi, bu dönüşüm ihtiyacına cevap vermeyi amaçlamaktadır. Tartışmalar, yeni partilerin bu tüzük modelini benimsemesi halinde, siyasi rekabetin niteliğinin değişebileceği yönündedir. Uzmanlar, tüzük önerisinin yasal çerçeveyle uyumlu olduğunu, ancak pratikte uygulanabilirliğinin parti kültürü ve liderlik yaklaşımlarına bağlı olduğunu ifade ediyor.
Yeni siyasi hareketlerin bu tür yenilikçi tüzüklerle yola çıkması, Türk siyasetinde bir ilk olma niteliği taşıyabilir. Ziya Yergök'ün önerisi, sadece partilerin iç işleyişiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda vatandaşların siyasete olan güvenini de artırabilecek potansiyele sahiptir. Bununla birlikte, siyasi partilerin sadece tüzüklerle değil, eylemleriyle de demokrasiye katkı sağlayacağı unutulmamalıdır. Yergök'ün çağrısı, siyasetin kurumsal hafızasına önemli bir katkı olarak değerlendirilmektedir.