AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk gününde düzenlenen açılış töreninde konuştu. Türkiye'nin PISA 2025 sonuçlarındaki yükselişini överken, verileri eleştirenleri “kompleksli zihniyet” sözleriyle hedef aldı. Erdoğan, eğitim yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde hedeflerini açıkladı.
PISA 2025 Sonuçları ve Erdoğan'ın Savunması
Erdoğan, konuşmasında PISA 2025 araştırmasında Türkiye'nin matematik, fen ve okuma becerilerinde kaydettiği ilerlemeyi vurguladı. “Uluslararası arenada aldığımız sonuçlar, eğitimde attığımız adımların meyvesidir” diyen Erdoğan, özellikle son yıllarda artırılan eğitim bütçesinin ve öğretmen atamalarının bu başarıda payı olduğunu ifade etti. Ancak muhalefet ve bazı eğitim uzmanları, PISA verilerinin yeterince şeffaf olmadığını ve sıralamadaki yükselişin sınırlı kaldığını savunuyor. Erdoğan bu eleştirilere sert çıkarak, “Kompleksli zihniyetin hezeyanları! Türkiye'nin başarısını gölgelemeye çalışanlar, milletimizin iradesine saygı duymuyor” ifadelerini kullandı.
Eğitim Yatırımları ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu
Cumhurbaşkanı, konuşmasının büyük bölümünü eğitim alanında yapılan yatırımlara ayırdı. Son 20 yılda derslik sayısının arttığını, akıllı tahta ve teknoloji altyapısının güçlendirildiğini belirten Erdoğan, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının iyileştirildiğini söyledi. “Türkiye Yüzyılı, eğitimle inşa edilecek” diyen Erdoğan, yeni müfredat ve beceri temelli eğitim modelinin hayata geçirildiğini aktardı. Ayrıca mesleki eğitime verilen önemin arttığını ve gençlerin istihdamına yönelik projelerin devam ettiğini kaydetti.
Muhalefetin ve Uzmanların Tepkileri
Erdoğan'ın açıklamalarına muhalefet partilerinden ve eğitim sendikalarından eleştiriler geldi. CHP ve diğer muhalefet partileri, PISA sonuçlarının abartıldığını ve eğitimde fırsat eşitsizliğinin derinleştiğini savunuyor. Eğitim uzmanları ise PISA 2025 verilerinin bağımsız kuruluşlarca doğrulanması gerektiğini belirtiyor. Öte yandan bazı uluslararası raporlar, Türkiye'nin eğitim harcamalarının GSYH'ye oranının OECD ortalamasının altında kaldığını gösteriyor. Erdoğan ise bu eleştirileri “siyasi hesaplaşma” olarak nitelendirerek reddediyor.
Arka Plan: PISA ve Türkiye'nin Eğitim Karnesi
PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), OECD tarafından üç yılda bir yapılan ve 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerini ölçen bir araştırmadır. Türkiye, 2003'ten bu yana PISA'ya katılıyor ve genellikle OECD ortalamasının altında yer alıyor. Ancak son yıllarda özellikle matematik ve fen alanında puan artışı dikkat çekiyor. 2025 döngüsünde Türkiye'nin sıralamada birkaç basamak yükseldiği iddia ediliyor. Bu sonuçlar, hükümet tarafından eğitim reformlarının başarısı olarak sunulurken, muhalefet ve bazı eğitimciler tarafından “küçük iyileşmeler” olarak değerlendiriliyor. Tartışma, eğitim politikalarının siyasi bir malzeme haline getirildiğini gösteriyor.
Bağımsız Değerlendirme
Erdoğan'ın PISA 2025 verilerini savunması ve eleştirenleri hedef alması, eğitim tartışmalarının siyasi bir zemine kaydığını ortaya koyuyor. Eğitim, her ülkenin geleceği için kritik bir alan; ancak objektif veriler ve bağımsız değerlendirmeler olmadan sağlıklı bir ilerleme kaydetmek zor. Türkiye'nin PISA'daki yükselişi sevindirici olsa da, eğitimde fırsat eşitliği, öğretmen kalitesi ve müfredat güncellemeleri gibi yapısal sorunlar hala çözüm bekliyor. Siyasi söylemlerin ötesinde, tüm paydaşların katılımıyla şeffaf bir eğitim politikası oluşturulması gerekiyor.