ABD, İran karşısında ağır bir mağlubiyet alarak yıllardır sürdürdüğü Ortadoğu düzenini devam ettiremez hale geldi. Trump yönetiminin tüm çabalarına rağmen, bölgesel dengeler alt üst oldu ve yeni bir Ortadoğu düzeninin şafağı söküyor.
ABD'nin Bölgesel Hegemonyası Çöküyor
Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD, Ortadoğu'da kendi çıkarları doğrultusunda bir düzen kurmuştu. Bu düzen, İsrail'in güvenliği, petrol akışının kontrolü ve İran'ın çevrelenmesi üzerine inşa edilmişti. Ancak son gelişmeler, bu yapının sürdürülemez olduğunu gösteriyor. İran'ın artan nüfuzu, Rusya'nın bölgedeki varlığı ve Çin'in ekonomik yatırımları, ABD'nin tek başına belirleyici güç olma vasfını zayıflattı.
Trump yönetiminin 'azami baskı' politikası, İran'ı köşeye sıkıştırmak yerine daha agresif ve dirençli bir aktör haline getirdi. İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'de vekil güçler üzerinden etkisini artırdı. ABD'nin bölgedeki müttefikleri ise artık Washington'a güvenmekte tereddüt ediyor.
İran'ın Stratejik Kazanımları
İran, özellikle Suriye iç savaşı sonrası bölgede önemli kazanımlar elde etti. Lübnan Hizbullah'ı, Irak'taki Şii milisler ve Yemen'deki Husiler, İran'ın etki alanını genişletti. ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırımlar uygulaması, İran'ın ekonomisini zorlasa da rejimin direncini kıramadı. Aksine, İran nükleer programını ilerletti ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdı.
2020'de Kasım Süleymani'nin öldürülmesi, ABD'nin askeri gücünü gösterme çabasıydı ancak bu da İran'ı durdurmadı. İran, misilleme olarak ABD üslerine füze saldırıları düzenledi ve bölgedeki vekilleri aracılığıyla Amerikan hedeflerine yönelik tehditlerini sürdürdü. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı sorgulanır hale geldi.
Yeni Düzen Arayışları
Ortadoğu'da yeni bir düzenin oluşmasında Rusya ve Çin'in rolü büyük. Rusya, Suriye'deki askeri üsleri ve İran ile işbirliği sayesinde Doğu Akdeniz'de etkisini artırdı. Çin ise Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini derinleştiriyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi ABD müttefikleri bile artık Çin ve Rusya ile diyalog kuruyor.
ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi, bölgedeki güvenilirliğini sarstı. Irak ve Suriye'deki asker sayısını azaltması, İran'a alan açtı. Trump yönetimi, İsrail ile Arap ülkeleri arasında normalleşme anlaşmaları (İbrahim Anlaşmaları) yoluyla bir denge kurmaya çalışsa da, bu girişim İran'ı izole etmeye yetmedi.
Türkiye'nin Konumu
Türkiye, değişen Ortadoğu düzeninde aktif bir rol oynamaya çalışıyor. Libya, Suriye ve Katar'daki askeri varlığı ve diplomatik girişimleriyle bölgesel bir güç olarak öne çıkıyor. İran ile ilişkilerini dengeleyen Türkiye, aynı zamanda Rusya ile de işbirliği yapıyor. ABD ile yaşanan gerilimler, Türkiye'yi yeni arayışlara itiyor.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti ve Libya'daki tutumu, bölgesel dengeleri etkiliyor. Ankara, İran'ın nükleer programına karşı ihtiyatlı bir tavır sergilerken, ekonomik ilişkilerini sürdürüyor. Türkiye, yeni Ortadoğu düzeninde kilit bir aktör olma potansiyeline sahip.
Sonuç: Yeni Şafak
ABD'nin İran karşısındaki mağlubiyeti, tek kutuplu dünyanın sona erdiğinin en net göstergesi. Ortadoğu'da çok kutuplu bir düzen şekilleniyor. İran, Rusya, Çin ve bölgesel güçler olarak Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkeler yeni denklemde yerini alıyor. ABD'nin askeri gücü hâlâ önemli ancak siyasi ve ekonomik etkisi azalıyor. Yeni Ortadoğu düzeni, ittifaklar ve çatışmalarla şekillenecek. Türkiye'nin bu süreçteki rolü, bölgesel istikrar ve kendi çıkarları açısından kritik olacak.