İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden yargı süreci, şehir siyasetinde önemli bir eşiğe işaret ediyor. Mahkumiyetlerden birinin kesinleşmesi halinde İmamoğlu'nun başkanlığının düşeceği ve İBB Meclisi'nde yeni bir başkan seçimi yapılacağı belirtiliyor. Mevcut meclis aritmetiğinde AKP'nin çoğunluğu bulunması, seçimin AKP tarafından kazanılma ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum, İstanbul'un yönetiminde köklü bir değişime yol açabilir.
Mahkumiyet süreci ve hukuki durum
Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalar arasında, özellikle Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ve ihale yolsuzluğu gibi suçlamalar yer alıyor. Bu davalardan birinde verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanması durumunda İmamoğlu'nun belediye başkanlığı görevi sona erecek. Hukuk uzmanları, kesinleşen mahkumiyetin ardından İçişleri Bakanlığı'nın İmamoğlu'nu görevden alacağını ve İBB Meclisi'nin yeni başkanı seçmek üzere toplanacağını ifade ediyor. İmamoğlu'nun avukatları ise sürecin siyasi olduğunu savunarak karara itiraz ediyor.
İBB Meclisi'ndeki güç dengesi
İBB Meclisi, 2019 yerel seçimlerinin ardından oluşan yapısıyla dikkat çekiyor. Meclis'te AKP'nin 176, CHP'nin 121, İYİ Parti'nin 12, HDP'nin 10 ve diğer partilerin toplam 10 sandalyesi bulunuyor. Toplam 329 üyeli mecliste AKP, salt çoğunluğa sahip. Bu aritmetik, başkanlık seçiminde AKP'nin adayının kazanması için yeterli oyu bulabileceğini gösteriyor. Ancak CHP ve muhalefet partileri, olası bir seçimde stratejik davranarak ortak aday çıkarabilir. Yine de mevcut sayısal üstünlük, AKP'nin işini kolaylaştırıyor.
Seçim senaryosu ve olası adaylar
İmamoğlu'nun görevden alınması halinde İBB Meclisi'nin 10 gün içinde toplanarak yeni başkanı seçmesi gerekiyor. AKP'nin adayının mevcut İBB Meclisi AKP Grup Başkanvekili olması bekleniyor. CHP'nin ise İmamoğlu'nun yakın çalışma arkadaşlarından birini aday göstermesi muhtemel. Seçim, gizli oyla yapılacak ve ilk iki turda üye tam sayısının salt çoğunluğu (165 oy) aranacak. Üçüncü turda ise en çok oy alan aday kazanacak. Bu nedenle AKP'nin 176 oyu, ilk turda dahi kazanmasına yetebilir. Muhalefetin itirazı ve kamuoyu baskısı ise sürecin seyrini etkileyebilir.
Siyasi ve toplumsal yansımalar
İstanbul, Türkiye'nin ekonomik ve kültürel merkezi olması nedeniyle siyasi iktidar için kritik önem taşıyor. 2019'da İmamoğlu'nun kazanması, muhalefet için moral kaynağı olmuştu. İmamoğlu'nun görevden alınması, muhalefet cephesinde büyük tepkiyle karşılanabilir ve sokak protestolarına yol açabilir. Ayrıca, 2028 seçimleri öncesinde İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali de bu süreçten etkilenecek. AKP cephesi ise İstanbul'u geri almayı, 2023 genel seçimlerindeki başarısının devamı olarak görebilir. Kamuoyu araştırmaları, İstanbulluların yarısından fazlasının İmamoğlu'nun görevden alınmasına karşı olduğunu gösteriyor. Ancak hukuki süreç ilerlerse, halkın tepkisi ile meclis kararı arasında bir çatışma yaşanabilir.
Sonuç ve beklentiler
İBB'deki bu gelişme, Türkiye siyasetinin seyrini değiştirebilecek potansiyele sahip. İmamoğlu'nun mahkumiyetinin kesinleşmesi halinde, İBB Meclisi'nde yapılacak seçimle AKP'nin İstanbul'u kazanması kuvvetle muhtemel görünüyor. Bu durum, muhalefetin bir sonraki seçimlere daha da kenetlenmesine neden olabilir. Öte yandan, hukuki sürecin adil yürütülmediği yönündeki algı, AKP'ye olan desteği azaltabilir. İstanbul'un geleceği, sadece yerel yönetim açısından değil, ulusal siyaset açısından da belirleyici olacak. Gözler şimdi Yargıtay'ın vereceği karara ve İBB Meclisi'nin olası toplantısına çevrilmiş durumda.