Beşiktaş'ta yaşayan 83 yaşındaki Dinçer K., telefonla arayıp kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılara kiralık kasasında bulunan 1758 Cumhuriyet altınını kaptırdı. Olayın ardından harekete geçen polis ekipleri, şüphelileri kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Yaşlı adam, “Adeta beni hipnotize etmişlerdi. Ne yaptığımı bilmiyordum” diyerek yaşadığı şoku anlattı.
Dolandırıcılık anı ve yaşananlar
Dinçer K., bir sabah ev telefonundan gelen aramayla irkildi. Karşısındaki kişi, kendisini polis memuru olarak tanıttı ve “Banka hesaplarınız ve kiralık kasanız tehlikede. Güvenlik gerekçesiyle tüm altınlarınızı şubeden almanız gerekiyor. Biz sizi yönlendireceğiz” dedi. Yaşlı adam, panikle eşine durumu anlattı ve birlikte bankaya giderek kiralık kasalarındaki 1758 Cumhuriyet altınını bir çantaya koydular. Dolandırıcılar, telefonla sürekli yönlendirme yaparak Dinçer K.'nın çantayı belirtilen bir adrese bırakmasını sağladı. Olay sonrası farkına varan aile, durumu polise bildirdi.
Polis operasyonu ve gözaltılar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine hemen çalışma başlattı. Güvenlik kameraları ve telefon kayıtlarını inceleyen dedektifler, üç şüpheliyi tespit etti. Düzenlenen operasyonla şüpheliler, altınlar henüz elden çıkarılamadan yakalandı. Yaşlı adam, teşhis için emniyete götürüldü ve çantayı alan kişiyi teşhis etti. Dinçer K., “Eşimle birlikte yıllardır biriktirdik. Onlar yüzünden tüm emeklerimiz yok olacaktı. Polisimize çok teşekkür ederim” dedi.
Benzer dolandırıcılık yöntemlerine karşı uyarılar
Uzmanlar, son dönemde yaşlıları hedef alan bu tür telefon dolandırıcılıklarının arttığına dikkat çekiyor. Kendilerini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtan kişilere itibar edilmemesi, resmi kurumların vatandaşları arayarak para veya altın talep etmeyeceği vurgulanıyor. Emniyet yetkilileri, böyle bir durumda en yakın polis merkezine başvurulması veya 112'nin aranması gerektiğini belirtiyor.
Toplumsal farkındalık ve önlemler
Bu olay, özellikle yalnız yaşayan yaşlıların korunması için daha fazla önlem alınması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Ailelerin, yaşlı bireylerini bu tür dolandırıcılık yöntemleri hakkında bilgilendirmesi ve sürekli iletişim halinde olmaları öneriliyor. Ayrıca bankalar, yaşlı müşterilerine yönelik yüksek miktarlı para çekme işlemlerinde ek güvenlik protokolleri uygulamaya başladı. Dinçer K.'nın yaşadığı bu travmatik deneyim, tüm topluma ders olmalı ve benzer mağduriyetlerin önüne geçilmesi için çaba harcanmalıdır.