Sigortasız çalıştırıldığı için emeklilik hakkını kaybeden binlerce kişiyi yakından ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay, çalışma sürelerinin hesaplanmasında sadece Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının esas alınamayacağını hükmetti. Yüksek mahkeme, aynı iş yerinde görev yapmış akrabaların tanıklığının da delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu karar, yıllarca primleri yatırılmadan çalıştırılan ve emeklilik yaşı geldiğinde mağdur olan işçiler için umut kapısı araladı.
SGK Kayıtları Tek Başına Yeterli Değil
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin verdiği emsal nitelikteki karara göre, bir işçinin sigortasız geçen çalışma sürelerinin tespitinde sadece kurum kayıtlarına bakılamaz. Mahkeme, işçinin fiilen çalıştığını gösteren her türlü delilin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle aynı iş yerinde çalışan akrabaların tanık sıfatıyla dinlenmesi, bu tür davalarda belirleyici rol oynayabilecek. Karar metninde, tanıkların iş yerindeki pozisyonları, çalışma süreleri ve işverenle olan ilişkileri irdelenerek ifadelerin güvenilirliğinin değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Daha önceki uygulamalarda, sigortasız çalışma iddiaları genellikle yalnızca yazılı belgelerle ispatlanabiliyordu. Bu durum, özellikle kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu sektörlerde çalışanlar için büyük bir engel teşkil ediyordu. Yeni kararla birlikte, tanık beyanlarına daha fazla ağırlık verilmesi ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiği ortaya kondu.
Akraba Tanıklığına İlişkin Yeni Kriterler
Yargıtay, akraba tanıklığının doğrudan reddedilemeyeceğini, ancak bu ifadelerin titizlikle incelenmesi gerektiğini belirtti. Kararda, tanıkların işçiyle olan akrabalık derecesi, iş yerindeki görevleri ve beyanlarının tutarlılığı gibi unsurların göz önünde bulundurulacağı açıklandı. Mahkeme, akraba tanıklığının diğer delillerle desteklenmesi halinde geçerli sayılabileceğini, aksi takdirde tek başına yeterli olmayacağını vurguladı. Bu denge, hem işçinin hak kaybını önlemeyi hem de kötü niyetli başvuruların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Uzmanlar, bu kararın özellikle küçük işletmelerde, tarımda ve inşaat sektöründe çalışanlar için kritik olduğunu belirtiyor. Bu alanlarda sigortasız çalıştırma yaygın olduğu için, işçilerin emeklilik hakları sıklıkla gasp ediliyor. Yeni içtihat, bu mağduriyetlerin giderilmesi yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Emeklilik Hesaplamalarında Değişiklik Kapıda
Kararın ardından, sigortasız çalışma sürelerinin emeklilik hesaplamalarına dahil edilmesi için açılacak davalarda artış bekleniyor. İşçiler, hizmet tespit davası açarak, fiilen çalıştıkları ancak primleri yatırılmayan dönemleri belgeleyebilecek. Mahkemeler, artık sadece SGK kayıtlarına bağlı kalmayacak; iş yeri kayıtları, ücret bordroları, tanık beyanları gibi delilleri bir bütün olarak değerlendirecek. Bu durum, emeklilik yaşı ve prim gün sayısı hesaplamalarında önemli değişikliklere yol açabilir.
Avukatlar, işçilerin bu tür davalarda haklarını aramaktan çekinmemeleri gerektiğini söylüyor. Yargıtay kararının, alt mahkemeler için bağlayıcı olmasa da yol gösterici olduğunu belirten hukukçular, benzer davalarda emsal teşkil edeceğini ifade ediyor. İşverenlerin ise sigortasız işçi çalıştırma konusunda daha dikkatli olmaları gerektiği, aksi halde ağır tazminat ve cezalarla karşılaşabilecekleri hatırlatılıyor.
Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bu karara nasıl uyum sağlayacağı merak konusu. Kurumun, hizmet tespit davalarında sunulan tanık beyanlarını daha fazla dikkate alması ve geriye dönük prim tahsilatı için yeni düzenlemeler yapması gerekebilir. Emeklilik hakkı kaybı yaşayan vatandaşlar için bu gelişme, uzun yıllardır beklenen bir düzeltme olarak görülüyor. Kararın, kayıt dışı ekonominin azaltılmasına da katkı sunması bekleniyor.
Sonuç olarak, Yargıtay'ın bu kararı, sigortasız çalıştırılan işçilerin emeklilik haklarını koruma yolunda önemli bir adım. Ancak uygulamada ne kadar etkili olacağı, mahkemelerin ve SGK'nın tutumuna bağlı. İşçilerin haklarını araması ve delillerini iyi toplaması gerekiyor. Bu gelişme, sosyal güvenlik sisteminde adaletin sağlanması adına umut verici.