Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik yoğun hava saldırıları karşısında Yunanistan'a Amerikan yapımı Patriot hava savunma sistemlerini Ukrayna'ya göndermesi için baskı yapıyor. Türkiye karşısında hava savunmasını güçlü tutmak isteyen Atina ise Rusya'nın tepkisini de hesaba katarak elindeki sistemleri paylaşmakta isteksiz davranıyor. Konuya yakın kaynaklara göre, AB yetkilileri son haftalarda Atina'ya acil çağrıda bulunarak Ukrayna'nın hava savunma kapasitesinin kritik seviyeye düştüğünü vurguladı.
AB'den Acil Çağrı: Ukrayna'nın Hava Kalkanı Çöküyor
Rusya'nın son aylarda Ukrayna'nın enerji altyapısına ve kent merkezlerine yönelik füze ve İHA saldırılarını artırması, Kiev'in hava savunma sistemlerinde ciddi aşınmaya yol açtı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, üye ülkelerin Ukrayna'ya hava savunma sistemleri tedarik etmesinin "hayati önem taşıdığını" belirtti. Borrell, "Ukrayna'nın elindeki sistemler tükeniyor. Patriot gibi gelişmiş sistemlere sahip ülkelerin harekete geçmesi gerekiyor" dedi. AB kaynakları, Yunanistan'ın elinde bulunan Patriot sistemlerinin Ukrayna için kritik bir kaynak olduğunu, çünkü bu sistemlerin Rusya'nın hipersonik füze tehdidine karşı etkili olduğunu ifade ediyor.
Yunanistan, envanterinde hem Amerikan yapımı Patriot hem de Rus yapımı S-300 hava savunma sistemleri bulunduruyor. Atina'nın elindeki Patriot bataryaları, özellikle Ege Denizi'ndeki dengeler açısından kritik görülüyor. Yunan askeri uzmanları, Türkiye ile yaşanan gerilimde hava savunmasının caydırıcılık unsuru olduğunu ve bu sistemlerin başka bir ülkeye gönderilmesinin Yunanistan'ın savunma kapasitesinde boşluk yaratacağını savunuyor. Öte yandan Rusya, Yunanistan'a yönelik olası bir Patriot transferinin "sonuçları olacağı" uyarısında bulundu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "NATO ülkelerinin Ukrayna'ya silah sevkiyatı, çatışmayı körüklemekten başka bir işe yaramaz" ifadelerini kullandı.
Atina'nın İkilemi: Türkiye Faktörü ve Moskova'nın Tepkisi
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, "Yunanistan'ın savunma ihtiyaçları her şeyden önce gelir" diyerek Ukrayna'ya sistem gönderme konusunda temkinli bir tutum sergiledi. Miçotakis hükümeti, Türkiye ile son yıllarda yaşanan gerilimin ardından savunma harcamalarını artırmış ve silahlı kuvvetlerini modernize etmeye başlamıştı. Atina'nın elindeki Patriot sistemleri, Türk Hava Kuvvetleri'nin olası bir kriz durumunda Ege üzerindeki hareketliliğine karşı sigorta olarak görülüyor. Yunanistan, ayrıca Rusya ile enerji ve ticaret bağlarını da gözetmek zorunda. Ülkenin Rusya'dan doğalgaz ithalatı devam ediyor ve Moskova ile ilişkilerin tamamen kopması Atina için ekonomik riskler taşıyor.
AB içinde Patriot sistemine sahip diğer ülkeler de benzer bir ikilem yaşıyor. Almanya, Hollanda ve İspanya gibi ülkelerden de Ukrayna'ya Patriot göndermeleri yönünde çağrılar yapılıyor. Ancak bu ülkelerin çoğu, kendi savunma ihtiyaçlarını gerekçe göstererek sistemi hemen vermeye yanaşmıyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, geçtiğimiz hafta yaptığı basın toplantısında, "Müttefiklerin Ukrayna'ya hava savunma desteğini artırması gerekiyor. Bu, ittifakın güvenliği için de elzem" dedi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise, Patriot sistemlerinin Ukrayna'ya transferinin "lojistik ve eğitim süreçleri" gerektirdiğini belirterek, sürecin uzun olabileceği sinyalini verdi.
Yunanistan kamuoyunda ise konu henüz geniş yankı bulmuş değil. Ancak muhalefet partileri, hükümeti şeffaf olmamakla eleştiriyor. Ana muhalefet partisi SYRIZA, "Ukrayna'ya destek verilmesi gerekiyorsa, bunun Yunanistan'ın savunma kabiliyetini zayıflatmadan yapılması gerekir" açıklamasında bulundu. Askeri kaynaklar, Yunanistan'ın elindeki Patriot sistemlerinin bakım ve idame maliyetlerinin yüksek olduğunu, ancak bu sistemlerin Türkiye'ye karşı caydırıcılık açısından vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.
Uzmanlara göre, Yunanistan'ın önümüzdeki dönemde AB ve NATO müttefiklerinden gelecek baskıyı dengelemek için iki yol izlemesi muhtemel: Ya sembolik düzeyde eski tip askeri yardım paketleriyle Ukrayna'ya destek verecek ya da mevcut sistemlerini koruyup, yerine yeni sistemler almak için müzakerelere girişecek. Ancak her iki senaryoda da Atina'nın Türkiye'nin bölgesel hamlelerini ve Rusya'nın olası yaptırımlarını dikkate alması gerekiyor. Bu denklemde Yunanistan'ın ne kadar manevra alanı olduğu ise belirsizliğini koruyor.