Yapay zeka şirketleri, büyük dil modellerini eğitmek için ihtiyaç duydukları devasa veri setlerini oluştururken, 2022 öncesi basılmış milyonlarca nadir kitabı dijitalleştirme sürecinde fiziksel olarak yok ediyor. Bu durum, dünya çapındaki kütüphanelerde ve arşivlerde bulunan benzersiz eserlerin geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybolmasına yol açıyor. Uzmanlar, bu uygulamanın kültürel miras için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini belirtiyor.
Dijitalleştirme Sürecindeki Yıkım
Büyük teknoloji firmaları ve yapay zeka girişimleri, kitapları dijital ortama aktarmak için genellikle sayfaları otomatik olarak tarayan ve ardından kitabı parçalayan makineler kullanıyor. Bu yöntem, kitabın sırt kısmının kesilmesi ve sayfaların tek tek taranması prensibine dayanıyor. Ancak bu işlem, kitabın fiziksel olarak kullanılamaz hale gelmesine neden oluyor. Özellikle nadir bulunan, antika değeri taşıyan veya tek kopyası mevcut eserler için bu durum tam bir felaket anlamına geliyor.
Yapay zeka şirketleri, eğitim verisi olarak kullanacakları metinleri elde etmek için kütüphanelerle anlaşmalar yapıyor. Bu anlaşmalar çerçevesinde, kütüphanelerdeki kitaplar genellikle ödünç alınıyor ve tarama işlemi sırasında hasar görüyor. Bazı durumlarda, kitapların orijinal kopyaları, taranma sürecinde tamamen tahrip ediliyor. Bu, özellikle 19. yüzyıl ve öncesine ait, elle yazılmış veya özel baskı olan eserler için büyük bir kayıp.
Kültürel Miras Kaybı ve Tepkiler
Kitap dostları, kütüphaneciler ve kültürel miras savunucuları, bu uygulamaya karşı sert tepki gösteriyor. Birçok ülkede, nadir eserlerin korunması için yasal düzenlemeler yapılması çağrısında bulunuluyor. Özellikle Avrupa'daki bazı kütüphaneler, bu tür anlaşmaları askıya aldıklarını ve kitapların dijitalleştirilmesi için daha güvenli yöntemler geliştirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.
Uzmanlar, dijitalleştirmenin kitapların korunması için bir fırsat olabileceğini, ancak bu sürecin dikkatli ve etik bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Fiziksel kopyaların korunması, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle, dijitalleştirme işlemlerinde kitapların zarar görmemesi için özel makinelerin kullanılması ya da kitapların taranmadan önce kopyalarının alınması gibi yöntemler öneriliyor.
Bu durum, yapay zeka gelişiminin beraberinde getirdiği etik sorunları da gündeme getiriyor. Teknoloji şirketleri, veri ihtiyaçlarını karşılarken toplumsal ve kültürel değerlere zarar vermemeleri konusunda daha duyarlı olmalı. Aksi takdirde, ilerleme olarak görülen bu süreç, insanlığın ortak hafızasına onarılamaz zararlar verebilir.