Kamuoyunda “Güllü” adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un, İstanbul’daki evinin altıncı katından düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianamede, olay gecesi kızın annesine “Hadi görüşürüz” dediği ve ardından onu pencereden aşağı ittiği öne sürülüyor.
Olayın Geçmişi ve Soruşturma Süreci
Olay, geçtiğimiz aylarda İstanbul’un Şişli ilçesinde bulunan bir sitede meydana geldi. Gül Tut’un altıncı kattaki dairesinden düşerek hayatını kaybetmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, görgü tanıklarının ifadeleri ve olay yerindeki deliller titizlikle incelendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, olayın basit bir kaza değil, planlı bir cinayet olduğu yönünde izlenimler oluşturdu.
İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan önceki günlerde annesiyle sık sık tartıştığı, bu tartışmaların özellikle maddi konular üzerinden yapıldığı belirtildi. Ayrıca, olay gecesi eve gelen iki kişinin ifadesine başvuruldu. Görgü tanıkları, Tuğyan Ülkem Gülter’in annesiyle balkonda tartıştığını ve bir anda Gül Tut’un aşağı düştüğünü anlattı. Ancak kızının, annesini araması ve ardından olay yerinden uzaklaşması, şüpheleri artırdı.
İddianamedeki Çarpıcı Detaylar
İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine son olarak “Hadi görüşürüz” dediği ve bu ifadenin kavga sırasında söylendiği belirtildi. Uzmanlar, bu ifadenin “vedalaşma” anlamı taşımadığını, aksine tehdit ve son bir uyarı olarak algılanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, olayın yaşandığı dairenin balkon demirlerinin bulunmasına rağmen, Gül Tut’un boşluktan düşmesi, kazanın ihtimal dışı olduğunu gösteriyor. Savcılık, bu durumu “tasarlayarak öldürme” kapsamında değerlendirdi.
İddianamede yer alan bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımdı. Kızının, annesinin ölümünün ardından “Artık huzur içinde uyu” yazması, sosyal medyada tepkilere neden oldu. Bu paylaşım, iddianameye delil olarak eklendi.
Aile ve Yakın Çevrenin Tepkileri
Gül Tut’un yakın arkadaşları ve aile üyeleri, olayın ardından derin bir üzüntü yaşadı. Sanat camiasından pek çok isim, sosyal medya hesaplarından taziye mesajları yayınladı. Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in tutuklu yargılandığı davada, adli tıp raporu da olayın cinayet olduğu yönünde görüş bildirdi. Raporda, düşüş açısı ve vücut kırıklarının, kişinin kendi iradesi dışında itilerek düştüğünü gösterdiği ifade edildi.
Mahkeme, iddianameyi kabul ederek önümüzdeki günlerde ilk duruşma tarihini belirleyecek. Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı ise müvekkilinin suçsuz olduğunu savunarak, olayın bir kaza olduğunu ve müvekkilinin annesini kurtarmaya çalıştığını ancak başaramadığını iddia etti. Avukatın bu savunması, mahkeme tarafından dikkate alınacak.
Toplumsal Tepki ve Yansımalar
Olay, ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Özellikle aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet konusunda sembolik bir vaka haline geldi. Sosyal medyada “Güllü için adalet” etiketiyle kampanyalar başlatıldı. Kadın dernekleri ve insan hakları örgütleri, davanın yakından takip edileceğini açıkladı. Ayrıca, bazı sanatçılar, Gül Tut’un anısına konser ve etkinlik düzenleme kararı aldı.
Uzmanlar, bu tür olayların sıklıkla evsel içi çatışmalar sonucu ortaya çıktığını, ancak ülkemizde bu tip vakaların yeterince aydınlatılamadığına dikkat çekiyor. Bu dava, adli sürecin doğru işlemesi açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Kamuoyu, mahkemenin vereceği kararı merakla bekliyor.
Sonuç olarak, Gül Tut’un ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame, olayın bir kaza değil, planlı bir cinayet olduğunu güçlü kanıtlarla ortaya koyuyor. Kızının “Hadi görüşürüz” ifadesi ve diğer deliler, olayın perde arkasını aydınlatıyor. Önümüzdeki süreçte mahkeme, adaletin tecellisi için kapsamlı bir yargılama yapacak.