İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesine rağmen bir hastanenin ilaç deposunu hava saldırısıyla vurdu. Saldırıda, bölgedeki sağlık sisteminin bel kemiğini oluşturan hayati ilaçlar ve tıbbi malzemeler büyük ölçüde imha edildi. Aynı anda toplu halde bulunan Filistinlilere yönelik düzenlenen bir başka saldırıda da en az 2 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı olduğu bildirildi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, saldırı sonrası hastane çevresinde yoğun duman ve enkaz görüldü, sağlık ekipleri yaralılara ulaşmakta güçlük çekti.
Saldırının Ayrıntıları
Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail savaş uçakları Gece yarısı civarında Gazze'deki El-Şifa Hastanesi'nin ilaç deposunu hedef aldı. Saldırıda depo tamamen yıkılırken, içindeki kanser ilaçları, insülin, acil müdahale setleri ve cerrahi malzemeler kullanılamaz hale geldi. Hastane yönetimi, depoda bulunan malzemelerin binlerce hastanın tedavisi için kritik öneme sahip olduğunu ve bu kaybın telafisinin mümkün olmadığını açıkladı. Ayrıca, saldırı sırasında hastanede bulunan bazı sivil personelin de yaralandığı öğrenildi. Olayın ardından hastane yetkilileri, uluslararası topluma acil tıbbi yardım çağrısında bulundu.
Toplu Saldırıda İki Ölü
Saldırının hemen ardından, hastane yakınlarındaki bir meydanda toplanan kalabalığa yönelik ayrı bir saldırı gerçekleştirildi. İsrail ordusunun insansız hava aracıyla (İHA) düzenlediği bu saldırıda, aralarında çocukların da bulunduğu en az 2 Filistinli hayatını kaybetti, 15'ten fazla kişi yaralandı. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, bazılarının durumunun ağır olduğu belirtildi. Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırıları kınayarak ölü sayısının artabileceğini duyurdu.
Ateşkesin Gölgesinde Artan Gerilim
Bu saldırılar, İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmaya başlandığı bir dönemde gerçekleşti. Ateşkesin ilk aşamasında esir takası ve insani yardım koridorlarının açılması gibi adımlar atılmıştı. Ancak ikinci aşamada kalıcı ateşkes ve İsrail güçlerinin Gazze'den tamamen çekilmesi öngörülüyor. Uzmanlar, bu tür saldırıların ateşkes sürecini baltalayabileceği ve bölgedeki gerilimi yeniden tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, İsrail'e uluslararası hukuka uyma çağrısı yaparken, saldırıların savaş suçu oluşturabileceğini vurguladı.
Gazze'deki sağlık sistemi, yıllardır süren abluka ve saldırılar nedeniyle zaten büyük bir krizle karşı karşıya. İlaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı, bölge halkının en temel sağlık hizmetlerine erişimini ciddi şekilde kısıtlıyor. Bu son saldırı, durumu daha da vahim bir noktaya taşıdı. Hastanelerin acil servisleri, yoğun bakım üniteleri ve ameliyathaneleri büyük risk altında.
Uluslararası toplumun bu saldırılara karşı tepkisi ise sınırlı kaldı. ABD ve Avrupa Birliği'nden gelen açıklamalarda ateşkesin korunması çağrısı yapılırken, İsrail'in eylemlerine yönelik somut bir yaptırım kararı çıkmadı. Bu durum, Filistinli sivillerin güvenliği konusunda ciddi endişeler yaratıyor.
Sonuç olarak, Gazze'deki ilaç deposu saldırısı, ateşkes sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sivillerin ve sağlık tesislerinin hedef alınması, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. Yaşanan bu trajedi, bölgede kalıcı bir barışın tesisi için sadece siyasi değil, aynı zamanda insani bir aciliyet olduğunu ortaya koyuyor. Gazze halkının hayatta kalma mücadelesi, uluslararası toplumun daha etkin bir rol oynamasıyla ancak hafifleyebilir.