25 Eylül Dünya Eczacılar Günü dolayısıyla düzenlenen seminerde konuşan Dr. Eczacı Oğuzhan Tatar, hastaların doktor muayenesi yerine yapay zekaya teşhis koydurup ilaç tüketmesinin hayati riskler barındırdığını söyledi. Tatar, özellikle internet üzerinden erişilen yapay zeka uygulamalarının semptomlara göre ilaç önerisinde bulunmasının, uzman hekim değerlendirmesinin yerini alamayacağını vurguladı.
Yapay Zeka Teşhisi Neden Güvenilir Değil?
Dr. Eczacı Oğuzhan Tatar, yapay zeka algoritmalarının semptomları hızlı bir şekilde analiz edebildiğini ancak bu analizlerin yüzeysel kaldığını belirtti. Tatar, "Bir hastanın şikayetleri birden fazla hastalığın belirtisi olabilir. Yapay zeka, hastanın tıbbi geçmişini, genetik yatkınlıklarını, kullandığı diğer ilaçları ve alerjilerini tam olarak değerlendiremez. Bu nedenle yapay zekanın önerdiği ilaçlar ciddi yan etkilere, alerjik reaksiyonlara ve hatta ölüme yol açabilir" dedi.
Özellikle kronik hastalığı olan bireylerin, yaşlıların ve çoklu ilaç kullanan hastaların risk altında olduğunu ifade eden Tatar, yapay zekanın önerdiği bir ağrı kesicinin bile böbrek yetmezliği olan bir hastada geri dönüşü olmayan hasara neden olabileceğini söyledi. Tatar, "Hastalarımızın doktora gitmeden, sadece birkaç tuş darbesiyle ilaç temin etmeye çalışması son derece tehlikeli. Bu tür davranışlar, tedavi sürecini geciktirmenin yanı sıra yeni sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor" diye konuştu.
Eczacının Rolü ve İlaç Danışmanlığı
Dünya Eczacılar Günü'nün bu yılki temasının "Eczacılar: Sağlıkta Güvenilir Danışmanlar" olduğunu hatırlatan Tatar, eczacıların ilaç kullanımı konusunda en doğru bilgi kaynağı olduğunu belirtti. Tatar, "Eczacılar, hastaların reçetelerini kontrol eder, ilaç etkileşimlerini değerlendirir ve doğru kullanım konusunda bilgilendirme yapar. Yapay zeka ise bu kişisel değerlendirmeyi sunamaz. Hastalarımız, eczanelerimize gelerek veya doktorlarına danışarak ilaç kullanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Seminerde konuşan diğer uzmanlar da yapay zekanın sağlık alanında destekleyici bir araç olarak kullanılabileceğini ancak tek başına teşhis ve tedavi için yeterli olmadığını vurguladı. Özellikle internet sitelerinde ve mobil uygulamalarda yer alan "semptom kontrolü" ve "ilaç önerisi" gibi hizmetlerin, tıbbi bir otorite tarafından onaylanmadığı sürece güvenilir olmadığı belirtildi.
Yapay Zeka Sağlıkta Nasıl Kullanılmalı?
Yapay zekanın sağlık sektöründe doğru kullanımına ilişkin de açıklamalarda bulunan Tatar, yapay zekanın hekimlere yardımcı bir araç olarak kullanılabileceğini söyledi. Tatar, "Yapay zeka, büyük veri analizi sayesinde hastalıkların erken teşhisine katkı sağlayabilir, görüntüleme yöntemlerinde doktora yardımcı olabilir. Ancak burada karar verici yine hekim olmalıdır. Hastalar, yapay zekanın önerilerini bir uzmana danışmadan uygulamamalıdır" dedi.
Dünya Sağlık Örgütü'nün de yapay zekanın sağlıkta kullanımına yönelik etik ilkeler yayınladığını hatırlatan Tatar, bu ilkelerin başında "insan gözetimi" ve "şeffaflık" geldiğini belirtti. Tatar, "Yapay zeka sistemlerinin nasıl karar verdiği açıklanabilir olmalı ve nihai karar her zaman bir sağlık profesyoneli tarafından verilmelidir. Aksi halde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğabilir" uyarısında bulundu.
Vatandaşlara Öneriler
Dr. Eczacı Oğuzhan Tatar, vatandaşlara şu önerilerde bulundu:
- Sağlık sorunlarınız için öncelikle bir hekime başvurun.
- İnternette veya yapay zeka uygulamalarında gördüğünüz ilaç önerilerini dikkate almayın.
- Reçetesiz ilaç kullanımından kaçının; eczacınıza danışın.
- Kronik hastalığınız varsa, ilaç etkileşimleri konusunda mutlaka eczacınızdan bilgi alın.
- Yapay zeka destekli sağlık uygulamalarını yalnızca bilgi edinme amaçlı kullanın, tedavi için kullanmayın.
Seminer, katılımcıların sorularının ardından sona erdi. Dünya Eczacılar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerin yıl boyunca çeşitli illerde devam edeceği öğrenildi.
Yapay zeka teknolojilerinin sağlık alanında sunduğu imkanlar yadsınamaz. Ancak bu teknolojilerin bilinçsiz kullanımı, bireylerin sağlığını tehdit eden bir faktöre dönüşebilir. Sağlık okuryazarlığının artırılması, hastaların doğru bilgiye ulaşması ve hekim-eczacı iş birliğinin güçlendirilmesi, bu tür risklerin önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki, her hastanın durumu kendine özgüdür ve tedavi kişiye özel planlanmalıdır.